Sınır Ötesi Tax Due Diligence: Yedi Ülke, Temel Riskler, Net Eylem Önerileri

Vergisel riskler, bir işlemin ekonomik başarısını önemli ölçüde etkileyebilir ve her zaman ilk bakışta tahmin edilen yerde ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle dikkatli bir Tax Due Diligence incelemesi; şirket satın almaları, pay devirleri, yeniden yapılandırmalar ve diğer sınır ötesi işlemlerin hazırlanmasında temel bir unsurudur.

Kurumlar vergisi, KDV, transfer fiyatlandırması, stopaj vergileri veya geçmiş yıl zararları gibi klasik inceleme konularının yanı sıra, özellikle ülkeye özgü vergisel özellikler belirleyici rol oynar. Şekli gereklilikler, farklı sorumluluk rejimleri, dijital bildirim yükümlülükleri veya özel işlem vergileri, zamanında tespit edilmedikleri takdirde önemli finansal sonuçlar doğurabilir.

Uluslararası ittifakımızın vergi uzmanları; Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, Romanya, Türkiye ve Ukrayna’da yürütülecek bir Tax Due Diligence incelemesinde özel dikkat gerektiren seçili konulara ilişkin genel bir bakış sunmaktadır.


İçindekiler

  1. Almanya – Asset Deal veya Share Deal, Geçmiş yıl zararları ve Gayrimenkul devir vergisi
  2. Fransa – Vergisel riskler, Vergi incelemeleri ve Dokümantasyon
  3. İtalya – Codice Fiscale, Temettü vergilendirmesi ve Dijitalleşme
  4. Polonya – Vergi kimlik numarası, Temettüler ve Dijital süreçler
  5. Romanya – Transfer fiyatlandırması, KDV ve Vergi incelemeleri
  6. Türkiye – Enflasyon düzeltmesi, Açık dönem ve Damga vergisi
  7. Ukrayna – Vergisel mukimlik, FOP yapıları ve Kontrollü işlemler

1. Almanya'daTax Due Diligence 

Alman vergi hukuku, şirket işlemlerinde münferit iktisadi kıymetlerin Asset Deal yoluyla devralınması ile şirket paylarının Share Deal kapsamında devralınması arasında temel bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrım, bir işlemin inceleme derinliği, sorumluluk ve vergisel yapılandırması üzerinde önemli etkilere sahiptir.

1. Asset Deal veya Share Deal – farklı inceleme derinliği ve sorumluluk

Asset Deal’de alıcı, hedef şirketin münferit iktisadi kıymetlerini devralır. Satın alma bedeli vergisel step-up yoluyla amortismana tabi tutulabilir; vergisel sorumluluk esasen özellikle KDV ve ticaret vergisi gibi işletme vergileriyle ilgilidir. Bu nedenle Tax Due Diligence incelemesi çoğu zaman son iki yıla odaklanır.

Share Deal’de ise alıcı, hedef şirketin paylarını ve bununla ekonomik olarak şirketin geçmişe ilişkin vergisel risklerini devralır. Bu nedenle inceleme, hâlen açık veya incelenmemiş tüm yılları — kural olarak üç ila beş yılı — ve ilgili tüm vergi türlerini kapsamalıdır.

Alıcı ve satıcının menfaatleri de farklılaşabilir: Sermaye şirketi satıcıları vergisel açıdan çoğu zaman Share Deal’i tercih ederken, alıcılar bakımından amortisman potansiyeli nedeniyle Asset Deal daha cazip olabilir. Bu nedenle seçilen yapı; satın alma bedeli mekanizması, sorumluluğun dağılımı ve finansman bakımından da incelenmelidir.

2. Geçmiş yıl zararları ve KStG § 8c

Beş yıl içinde doğrudan veya dolaylı olarak payların ya da katılım veya oy haklarının %50’sinden fazlası devredilirse, şimdiye kadar kullanılmamış kurumlar vergisi ve ticaret vergisi zararları kural olarak tamamen kaybedilebilir.

İstisnalar özellikle gizli yedekler hükmü ve KStG § 8d uyarınca faaliyetin devamına bağlı geçmiş yıl zararı uygulaması kapsamında mevcut olabilir.

Bu nedenle Due Diligence kapsamında mevcut geçmiş yıl zararlarının tutarı, kaynağı ve kaybedilme riski ile bunların şirket değerlemesi ve satın alma bedelinin belirlenmesi üzerindeki etkileri dikkatle analiz edilmelidir.

3. Gayrimenkul bağlantılı Share Deal’lerde gayrimenkul devir vergisi

Hedef şirketin Almanya’da gayrimenkulü bulunuyorsa, pay devri tek başına gayrimenkul devir vergisini doğurabilir. Bu bağlamda işlemin signing/closing yapısı özel dikkat gerektirir.

İmzalama ve kapanışın zaman bakımından birbirinden ayrılması halinde, ülke katkısına göre aynı pay devrinin gayrimenkul devir vergisi bakımından birden fazla kez ilgili hale gelmesi riski bulunmaktadır. Bu nedenle gayrimenkul varlıkları — iştirakler üzerinden dolaylı olarak elde tutulanlar da dahil olmak üzere — mevcut bildirim yükümlülükleri ve planlanan işlem yapısı erken aşamada incelenmelidir.

Sonuç: Yapılandırma aşamasında erken vergisel katılım, risklerin azaltılmasına, vergisel uyumun sağlanmasına ve alıcı ile satıcı arasındaki müzakerelerin kolaylaştırılmasına katkı sağlayabilir.

2. Fransa'da Tax Due Diligence

Olası bir vergi incelemesine hazırlık, Fransız vergi idaresi bir inceleme kararı verdikten sonra başlamamalıdır. Tax Due Diligence, potansiyel usulsüzlüklerin, belirsiz vergisel pozisyonların veya sorunlu beyan yükümlülüklerinin erken aşamada tespit edilmesini, bunların finansal etkilerinin değerlendirilmesini ve gerektiğinde uygun düzeltici önlemlerin alınmasını sağlar.

1. Vergisel risk alanlarının sistematik olarak belirlenmesi

Şirket satın almaları, satışları, yeniden yapılandırmalar veya devirler bağlamında Tax Due Diligence özellikle vergi beyannamelerinin usulüne uygunluğu, KDV, kurumlar vergisi, grup içi işlemler, transfer fiyatlandırması, geçmiş yıl zararları, vergi kredileri ve hâlen açık vergi yıllarında gerçekleştirilen olağanüstü işlemleri kapsamalıdır.

Buna ek olarak önceki vergi incelemeleri, devam eden veya muhtemel uyuşmazlıklar ile şirketin önemli vergisel pozisyonları dikkate alınmalıdır.

2. Vergi incelemeleri kapsamlı sonuçlar doğurabilir

Fransız vergi idaresi kapsamlı inceleme imkânlarına sahiptir.

Şirketler bakımından vérification de comptabilité özellikle muhasebe kayıtlarının usulüne uygunluğunun ve delil değerinin yanı sıra sunulan vergi beyannamelerinin doğruluğunun incelenmesini sağlar.

Gerçek kişiler bakımından ise examen contradictoire de la situation fiscale personnelle (ESFP) kapsamında, beyan edilen gelirlerin kişinin genel malvarlığı ve finansal durumu ile banka hesap hareketleriyle uyumlu olup olmadığı da incelenebilir.

Vergi tarhiyatlarına ek olarak gecikme faizleri ve ciddi yaptırımlar gündeme gelebilir; özellikle ağır hallerde cezai sonuçlar da doğabilir.

3. Dokümantasyon ve ileriye dönük risk yönetimi

Bir vergisel pozisyon, özellikle anlaşılır şekilde açıklanabildiği ve belgelendirilebildiği ölçüde dayanıklıdır. Sözleşmeler, vergisel analizler, belgeler ve ilgili yazışmalar, bir işlemden yıllar sonra dahi belirleyici önem taşıyabilir.

İyi bir dokümantasyon, vergisel pozisyonun tutarlılığını ve iyi niyetini ortaya koymaya ve bir hata veya farklı hukuki görüşü kasıtlı hatalı davranıştan ayırmaya katkı sağlayabilir.

Bu nedenle etkili vergisel risk yönetimi üç temel ilkeye dayanır: Riskleri tespit etmek, belgelendirmek ve bir uyuşmazlığa dönüşmeden önce ele almak.

Sonuç: İleriye dönük bir Tax Due Diligence incelemesi, vergisel risklerin erken aşamada tespit edilmesine, olası finansal etkilerin değerlendirilmesine ve uygun önlemlerin zamanında alınmasına yardımcı olur. Bu süreçte eksiksiz ve anlaşılır dokümantasyon, olası vergi incelemelerine erken hazırlık kadar belirleyicidir.

3. İtalya'da Tax Due Diligence

Şirket işlemleri ve pay devirlerine ilişkin İtalyan düzenlemeleri büyük ölçüde Avrupa Birliği standartlarına dayanmaktadır. Bununla birlikte İtalyan vergi hukuku, Tax Due Diligence kapsamında dikkate alınması gereken bazı özellikler içermektedir.

1. Pay devirlerinde Codice Fiscale ve sicil vergisi

Bir İtalyan S.r.l. veya S.p.A.’daki payların devri, devir işleminin imzası tasdikli özel senet veya noter senediyle gerçekleştirilmesi halinde kural olarak 200 EUR tutarında sabit sicil vergisine tabidir.

Closing ve tescilden önce yabancı alıcı şirket ile yasal temsilcilerinin İtalyan vergi numarası olan Codice Fiscale’i alması gerekir.

Ülke katkısına göre süreç ortalama beş ila on iş günü sürmekte olup, diğerlerinin yanı sıra apostil veya legalizasyon ve yeminli tercüme içeren ilgili şirket belgelerini gerektirmektedir. Bu nedenle başvurunun erken yapılması tavsiye edilir.

2. Temettü vergilendirmesi ve beneficial ownership

Yabancı pay sahiplerine yapılan temettü ödemelerinin vergisel muamelesi özellikle alıcının hukuki şekline ve mukimliğine bağlıdır.

Mukim olmayan gerçek kişiler bakımından katkı, kural olarak %26 oranında stopaj vergisi öngörmekte olup, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları daha düşük oranlara imkân tanıyabilir.

Yabancı şirketler bakımından düzenlemeler, bu şirketlerin AB veya AEA içinde ya da dışında mukim olmalarına göre farklılık göstermektedir. Ana-Ortaklık/Yavru Şirket Direktifi şartları altında, özellikle en az on iki ay boyunca en az %10 oranında pay sahipliği bulunması halinde tam stopaj vergisi istisnası mümkün olabilir.

Gerekli belgeler — örneğin mukimlik belgeleri ve ilgili beyanlar — temettü dağıtımından önce veya en geç temettü dağıtımıyla bağlantılı olarak hazır bulunmalıdır.

3. Vergi ve muhasebe süreçlerinde yüksek dijitalleşme düzeyi

İtalya, vergi ve muhasebe alanında yüksek bir dijitalleşme düzeyine sahiptir. Mukim şirketler arasındaki faturalar münhasıran XML formatında elektronik olarak düzenlenmektedir.

Bu nedenle Due Diligence kapsamında, diğer hususların yanı sıra, sorumlu kişilerin gerekli dijital kimlik doğrulama araçlarına sahip olup olmadığı ve geçmiş yıllara ilişkin kanuna uygun dijital arşivlemenin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığı incelenmelidir.

Sonuç: Diğer önemli konular özellikle transfer fiyatlandırması, vergi kredilerinin doğru kullanımı ve olası vergi uyuşmazlıklarıdır. Ayrıca satın alma sözleşmesinde uygun bir Tax Indemnity düzenlemesi, alıcının closing öncesi döneme ilişkin vergisel risklere karşı korunmasına katkı sağlayabilir.

4. Polonya'da Tax Due Diligence

Polonya’daki pay işlemlerine ilişkin düzenlemeler büyük ölçüde Avrupa Birliği standartlarına uygun olsa da, özellikle yabancı alıcıların erken aşamada dikkate alması gereken bazı ülkeye özgü gereklilikler bulunmaktadır.

1. Pay devrinde Polonya vergi kimlik numarası

Bir Polonya şirketindeki payların devri, kural olarak Polonya medeni hukuk işlemleri vergisi olan PCC’ye tabidir. Bu durum, işleme yalnızca yabancı şirketlerin taraf olması halinde de geçerlidir.

Vergi, satın alma bedelinin %1’i tutarındadır ve pay devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 14 gün içinde alıcı tarafından ödenmelidir; aynı süre içinde PCC-3 beyannamesi de sunulmalıdır.

Ödeme için alıcının Polonya vergi kimlik numarasına (NIP) ihtiyacı vardır. NIP verilmesi düzenli olarak on ila yirmi gün sürdüğünden ve şirket belgelerinin tasdikli tercümeleri gerekebileceğinden, başvurunun imzadan önce yapılması gerekir.

2. Yabancı pay sahiplerine yapılan temettü ödemelerinin vergilendirilmesi

Yabancı pay sahiplerine vergiden istisna temettü dağıtımı yapılabilmesi, hem maddi hem de şekli şartların sağlanmasını gerektirir. Bunlar arasında özellikle asgari %10 pay sahipliği bulunmaktadır.

Şekli şartlar özellikle önemlidir. Temettü dağıtımı anında örneğin mukimlik belgesi ve gerçek faydalanıcıya ilişkin gerekli beyanların mevcut olması gerekir. Belgelerin ancak sonradan temin edilmesi vergi makamları tarafından eleştirilebilir ve istisnayı tehlikeye sokabilir.

3. Muhasebe ve vergi süreçlerinde yüksek dijitalleşme düzeyi

Polonya’da çok sayıda vergisel ve muhasebesel süreç elektronik ortamda yürütülmektedir; bunlar arasında faturalandırma, vergi beyannameleri ve yıllık finansal tablolar bulunmaktadır.

Bu nedenle sorumlu kişilerin gerekli elektronik kimlik doğrulama araçlarına, özellikle güvenilir veya nitelikli elektronik imzaya sahip olduğundan emin olunmalıdır.

Sonuç: Diğer önemli inceleme odakları özellikle transfer fiyatlandırması, hizmetlerin belgelendirilmesi ve ilişkili yabancı şirketlere yapılan ödemelerde stopaj vergisi konularıdır. Uygun uyum süreçleri, risklerin azaltılmasına ve vergi makamlarıyla iş birliğinin kolaylaştırılmasına katkı sağlayabilir.

5. Romanya'da Tax Due Diligence

Romanya’da yürütülecek bir Tax Due Diligence incelemesinde, özellikle hedef şirketin yabancı bir şirketler grubunun parçası olduğu durumlarda, tecrübeye göre özellikle önemli bulgulara ve satın alma bedeli risklerine yol açan üç konu başlığı tespit edilebilir.

1. Transfer fiyatlandırması ve ilişkili şirketlerle işlemler

Katkıda belirtilen ANAF Order No. 442/2016 uyarınca, büyük mükellefler belirli şartlar altında yıllık transfer fiyatlandırması dokümantasyonu hazırlamak zorundadır. Bu kapsamda diğerlerinin yanı sıra faizler için 200.000 EUR, hizmetler için 250.000 EUR ve mallar için 350.000 EUR eşikleri önem taşır.

Özellikle açık hesap dönemleri bakımından dokümantasyonun eksiksizliği, uygulanan yöntem ve marjların makullüğü ile şirketin ilgili yıllarda büyük, orta veya küçük mükellef olarak sınıflandırılması incelenmelidir.

2. KDV

Doğru KDV kaydı ve indirilecek KDV’nin yanı sıra, özellikle yatırım malları bakımından dönemsel düzeltme yükümlülükleri incelenmelidir. Ülke katkısı bu konuda taşınır mallar için beş yıl, taşınmazlar için ise 20 yıllık süreler belirtmektedir.

Ayrıca KDV beyannamelerinin SAF-T (D406) ile otomatik karşılaştırılması ve RO e-Factura/e-TVA ile bundan kaynaklanan uyum bildirimleri veya vergi incelemeleri giderek daha önemli hale gelmektedir.

Açık KDV iade başvuruları ve hâlihazırda devam eden veya tamamlanmış incelemeler de Due Diligence kapsamına dahil edilmelidir.

3. Vergi borçları, vergi incelemeleri ve uyuşmazlıklar

Romanya Certificat de atestare fiscală belgesi, düzenlendiği tarihte ANAF nezdinde kayıtlı vergi durumunu belgelendirir ve şirketin iç muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırılmalıdır.

Ayrıca tamamlanmış, devam eden veya duyurulmuş vergi incelemeleri, mevcut karşılıklar ve derdest vergi uyuşmazlıkları incelenmelidir.

Ülke katkısına göre olağan tarh zamanaşımı süresi, takip eden yılın 1 Temmuz tarihinden itibaren beş yıldır; vergi kaçakçılığı halinde ise on yıldır. Mevcut geçmiş yıl zararları da ayrıca doğrulanmalıdır.

Sonuç: Bu konu başlıklarının dikkatli ve yıl bazında analiz edilmesi, potansiyel satın alma bedeli risklerinin erken aşamada tespit edilmesi ve gerektiğinde sözleşmesel olarak güvence altına alınması bakımından belirleyicidir.


6. Türkiye'de Tax Due Diligence

Transfer fiyatlandırması, ortaklardan/ilişkili kişilerden sağlanan yabancı kaynak kullanımı, stopaj vergileri ve şekli yükümlülükler gibi uluslararası alanda yaygın inceleme konularının yanı sıra Türk vergi hukuku, yabancı yatırımcıların özellikle dikkate alması gereken bazı özellikler içermektedir.

1. Enflasyon düzeltmesi ve uzun vadeli etkileri

31 Aralık 2023 tarihli finansal tabloların, Türk vergi usul hukuku uyarınca enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş şekilde hazırlanması gerekmiştir. Ülke katkısına göre 2024, bu düzeltmenin vergi matrahına tam olarak yansıdığı tek hesap dönemi olmuştur. Daha sonra yapılan bir kanun değişikliği nedeniyle 2025 ila 2027 yılları bakımından buna karşılık gelen bir düzeltme yapılmamaktadır.

Bununla birlikte ilk hesaplamadan kaynaklanan hatalar, amortisman matrahları, stok değerlemeleri ile iştiraklerin ve gayrimenkullerin edinim maliyetleri üzerinde uzun vadeli etkiler doğurabilir.

Bu nedenle özellikle 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin hesaplamalar ve endeks katsayıları, kurumlar vergisi bakımından yapılan işlem ile özkaynak kalemleri ve ertelenmiş vergiler üzerindeki etkiler incelenmelidir.

2. "Açık dönem" gerçekte hangi yıllardır? Zamanaşımı ve matrah artırımı

Tarh zamanaşımı süresi kural olarak beş yıldır. Ancak katkıda, Türk vergi aflarının bu görünümü değiştirebileceğine dikkat çekilmektedir.

2023 tarihli af kanunu, 2018 ila 2022 yılları için belirli şartlar altında vergi matrahının gönüllü olarak artırılmasına imkân tanımıştır. Bu nedenle şirketler, şeklen karşılaştırılabilir zamanaşımı sürelerine rağmen farklı fiili inceleme risklerine sahip olabilir.

Bu bağlamda geçmiş yıl zararları ile vergisel belgelerin kalitesi ve hatalı veya yanıltıcı dokümantasyonun olası sonuçları da özel dikkat gerektirir.

3. Bilançoda görünmeyen borç ve nakde dönmeyen alacak: damga vergisi ile devreden KDV

Türk damga vergisi, doğrudan hukuki işleme değil, belgeye bağlı olarak doğar. Bedeli belirli sözleşmeler bakımından ülke katkısı, yıllık olarak uyarlanan azami tutar saklı kalmak kaydıyla %0,948 oranında vergi belirtmektedir.

Kritik nokta: yurt dışında imzalanan grup içi sözleşmeler dahi Türkiye'de hükmünden yararlanıldığı anda damga vergisi doğurur. Bu nedenle Due Diligence kapsamında geçmiş yıllara ait tüm ilgili sözleşmelerin envanterinin çıkarılması tavsiye edilir.

Yüksek tutarlı devreden KDV de dikkat gerektirir: Bu tutar, fiilen nakde çevrilemeyecek olmasına rağmen bilançoda bir varlık gibi görünebilir.

Sonuç: Bu üç başlık, klasik kontrol listelerinin (transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye, finansman gider kısıtlaması, yatırım teşviklerinin geri alınması riski, SGK teşviklerinin iptali) yerine değil, onların yanına eklenmelidir. Ancak Türkiye'ye özgü sürpriz neredeyse her zaman bu üç alandan birinden çıkmaktadır.


7. Ukrayna'da Tax Due Diligence

Ukrayna vergi sistemi temel yapısı itibarıyla Avrupa vergi sistemleriyle karşılaştırılabilir niteliktedir. Başlıca vergi türleri arasında kurumlar vergisi, KDV ile çalışma gelirleri üzerinden alınan gelir vergisi ve sosyal güvenlik primleri yer alır. Bunun yanında, örneğin bireysel girişimciler (FOP) ve Diia City rejimindeki şirketler için özel vergilendirme rejimleri bulunmaktadır.

1. Pay sahipleri ve yöneticilerin vergisel mukimliği

Savaş nedeniyle çok sayıda Ukraynalı girişimci ve yönetici ikametgâhını yurt dışına taşımıştır. Bu nedenle Tax Due Diligence kapsamında ekonomik açıdan önemli kişilerin fiilen nerede vergisel mukim oldukları incelenmelidir.

Bu durum kişisel vergilendirme, temettüler ve diğer ödemeler ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının uygulanması üzerinde etkili olabilir. Ayrıca özellikle Controlled Foreign Companies (CFC) ile bağlantılı olarak ek bildirim ve uyum yükümlülükleri doğabilir.

2. Bireysel girişimcilerle (FOP) iş birliği

Birçok Ukraynalı şirket, sabit çalışanlar yerine bağımsız FOP girişimcileriyle çalışmaktadır.

Böyle bir yapı kural olarak izin verilebilir nitelikte olabilir. Ancak iş birliği vergisel veya iş hukuku bakımından gizli istihdam ilişkisi olarak nitelendirilirse, ek vergi ve sosyal güvenlik primi talepleri doğabilir.

3. Yabancı şirketlerden mal alımları

Yabancı tedarikçilerle yapılan işlemlerde, bunların kontrollü işlem sayılıp sayılmadığı incelenmelidir.

Katkı bu bağlamda özellikle belirli yabancı şirket türlerini ve ayrı bir devlet listesinde düşük vergili bölgeler olarak yer alan yargı çevrelerinde mukim şirketleri belirtmektedir.

Sonuç: Ukrayna’da yürütülecek bir Tax Due Diligence incelemesinde, klasik vergisel konuların yanı sıra özellikle ilgili kişilerin fiili vergisel mukimliği, FOP yapıları ve yabancı şirketlerle yapılabilecek kontrollü işlemler dikkatle incelenmelidir. Tam da bu ülkeye özgü özellikler, ek vergi, sosyal güvenlik ve uyum riskleri doğurabilir.