Uluslararası Hukuk Danışmanlığı

Uluslararası bir hukuk bürosu mu arıyorsunuz? Uluslararası alanda yetkin ve uzman ekibiyle GEMS Schindhelm her ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olur ve sizi değerli deneyimleri ile bilgilendirir. Uluslararası ticaret hukukuyla ilgili çeşitli konular hakkında önceden çevrimiçi bilgi edinin. 

 

1999 Montreal Sözleşmesi’ne Genel Bakış: Bilinmesi Gerekenler

1999 tarihli Montreal Sözleşmesi, sivil havacılıkta sorumluluk konusundaki temel uluslararası düzenlemedir. Uluslararası hava taşımacılığında kişi, bagaj ve eşyaya verilen zararlar bakımından hava taşıyıcılarının ve havayolu şirketlerinin sorumluluğunu düzenlemektedir. Aşağıda Sözleşme’nin uygulama alanı, temel sorumluluk kuralları ve pratik önemi hakkında genel bir değerlendirme sunulmaktadır.

İçindekiler

  • Montreal Sözleşmesi nedir ve hangi amacı gütmektedir?
  • Montreal Sözleşmesi hangi önceki anlaşmaların yerini almıştır?
  • Montreal Sözleşmesi hangi durumlarda uygulanır?
  • Hava taşıyıcısının kişisel yaralanmalardan doğan sorumluluğu nasıl düzenlenmiştir?
  • Bagaj hasarlarında hangi sorumluluk kuralları geçerlidir?
  • Hava taşıyıcısının kargo taşımacılığındaki sorumluluğu nasıl düzenlenmiştir?
  • Gecikme durumunda hangi kurallar uygulanır?
  • Hava taşıyıcısı ne zaman sorumluluktan kurtulur?
  • Hasar bildirimi ve dava açma için hangi süreler geçerlidir?
  • Hangi mahkemeler yetkilidir?
  • Montreal Sözleşmesi’nin Türkiye açısından önemi nedir?
  • Hukuki Danışmanlık

Montreal Sözleşmesi nedir ve hangi amacı gütmektedir?

1999 Montreal Sözleşmesi (resmi adıyla: “Uluslararası Hava Taşımacılığına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme”), 28 Mayıs 1999 tarihinde Montreal’de imzalanmış ve 4 Kasım 2003 tarihinde yürürlüğe girmiş çok taraflı bir uluslararası antlaşmadır. ICAO’nun 193 üye devletinden 141’i Sözleşmeyi onaylamıştır.

Montreal Sözleşmesi (MS), kişilerin, bagajın ve kargonun uluslararası hava yoluyla taşınmasında dünya genelinde öngörülebilir ve tutarlı sorumluluk kuralları oluşturmayı amaçlamaktadır. Sözleşme; özellikle sözleşmesel ve fiili hava taşıyıcılarının taşıma süresince meydana gelen zararlar nedeniyle sorumluluğunu düzenlemekte; ayrıca elektronik ticaretin modern gerekliliklerini göz önünde bulundurarak taşıma belgelerine (yolcu bileti, bagaj makbuzu, hava konşimentosu) ilişkin hükümler içermektedir.

Montreal Sözleşmesi hangi önceki anlaşmaların yerini almıştır?

Montreal Sözleşmesi, Varşova Sözleşmesi sisteminin yerini almıştır. Bu sistem, önce 1929 tarihli Uluslararası Hava Taşımacılığına İlişkin Varşova Sözleşmesi’ne dayanmış; sonraki on yıllarda ise başta 1955 tarihli Lahey Protokolü, 1961 tarihli Guadalajara Ek Sözleşmesi ve 1975 tarihli Montreal Protokolleri (1-4) olmak üzere çeşitli protokol ve ek anlaşmalarla geliştirilmiştir.

Tam da bu kademeli değişiklikler, tek tip bir sorumluluk rejiminin uygulanamamasına yol açmıştır. Çünkü, uçuş güzergâhına ve taraf olan devletlere bağlı olarak farklı metinler uygulama alanı bulabilmekteydi. Belirleyici olan, ilgili devletlerin hangi sözleşme metinlerini onaylamış olduklarıydı. Uygulamada bu durum, farklı hukuki dayanakların karmaşık ve kimi zaman öngörülmesi güç bir şekilde bir arada uygulanmasına neden olmuş; somut olayda uygulanacak sorumluluk rejiminin tespitini zorlaştırmıştır.

Montreal Sözleşmesi ise uluslararası hava taşımacılığı için tutarlı ve çağdaş bir sorumluluk ve taşımacılık rejimi oluşturmayı ve önceki dağınık kuralları birleştirmeyi amaçlamaktadır. MS’nin 55. maddesi uyarınca, MS’ye taraf devletler arasındaki ilişkilerde MS hükümleri, Varşova Sözleşmesi hükümlerine göre öncelikli olarak uygulanır. Montreal Sözleşmesi’ni onaylamamış olan az sayıdaki devlette ise Varşova sistemi geçerliliğini koruyabilmektedir.

Montreal Sözleşmesi hangi durumlarda uygulanır?

MS’nin 1. maddesi uyarınca Montreal Sözleşmesi, hava araçlarıyla ücret karşılığı gerçekleştirilen her türlü uluslararası kişi, kayıtlı bagaj veya kargo taşımacılığına uygulanır. Bir hava taşımacılığı işletmesi tarafından gerçekleştirilen ücretsiz taşımalarda da geçerlidir.

Taşımacılık ne zaman uluslararası sayılır?: Taraflar arasındaki sözleşmeye göre kalkış ve varış yeri iki farklı MS taraf devletinin topraklarında ise ya da kalkış ve varış yeri aynı MS taraf devletinin topraklarında olup başka bir devletin topraklarında bir ara iniş öngörülmüşse bu taşımacılık uluslararası kabul edilir.

AB Özel Durumu: Avrupa Birliği içinde, (AT) 889/2002 sayılı Tüzük ile değiştirilen (AT) 2027/97 sayılı Tüzük’ün hükümleriyle MS sorumluluk rejimi tüm AB havayolu taşıyıcılarına genişletilmiştir. Bu sayede Montreal Sözleşmesi’ndeki sorumluluk kuralları, söz konusu taşıyıcılar için yurt içi uçuşlarda da geçerlidir. Bu durum, Sözleşme’nin yurt içi uçuşlara doğrudan uygulanmasından değil; AB içinde tek tip bir sorumluluk rejimi sağlayan AB Hukuku düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.

Gidiş-Dönüş Özel Durumu: Sözleşme, bir taraf devletten taraf olmayan bir devlete yapılan gidiş-dönüş seferlerinde de uygulanır; zira bu durumda kalkış ve varış yeri aynıdır ve bir taraf devlette yer almaktadır.

Hava taşıyıcısının kişisel yaralanmalardan doğan sorumluluğu nasıl düzenlenmiştir?

Montreal Sözleşmesi, yolcunun ölümü veya yaralanması halinde çift aşamalı bir sorumluluk sistemi öngörmektedir (MS md. 17/1, md. 21):

Birinci Aşama: Kusursuz Sorumluluk (Katı Sorumluluk)

Yolcu başına 151.880 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarına kadar —yaklaşık 185.000 EUR— hava taşıyıcısı kusursuz sorumluluk (strict liability) esaslarıyla sorumludur. Taşıyıcı bu sorumluluktan kurtulamaz; gerekli tüm özeni gösterdiğini ispatlaması bile sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz.

Not: Sorumluluk sınırı, MS’nin 24. maddesi kapsamındaki dönemsel ayarlama uyarınca 28 Aralık 2024 tarihinden itibaren 128.821 SDR’den 151.880 SDR’ye yükseltilmiştir.

İkinci Aşama: Varsayılan Kusura Dayalı Sınırsız Sorumluluk

Birinci aşama sorumluluk sınırını aşan zararlar için hava taşıyıcısı prensipte sınırsız olarak sorumludur. Taşıyıcı, bu genişletilmiş sorumluluktan ancak şunları ispatlayabilirse kurtulabilir:

  • zararın kendi kusuru veya çalışanlarının kusurundan kaynaklanmadığı durumlarda, ya da
  • zararın yalnızca üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklandığı durumlarda.

Bu sistem yolcular açısından önemli bir güvence sağlar ve Varşova Sözleşmesi’ndeki eski sorumluluk limitleri göz önünde bulundurulduğunda çok daha ileri bir koruma düzeyi sunar.

Ön Ödeme Yükümlülüğü

MS’nin 28. maddesi uyarınca hava taşıyıcısı, kişisel yaralanma hallerinde ulusal hukukun öngördüğü durumlarda etkilenen kişilerin veya yakınlarının acil ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gecikmeksizin ön ödeme yapmak zorundadır. Ön ödeme, borç ikrarı niteliği taşımamakta ve sonraki tazminat ödemelerinden mahsup edilebilmektedir.

Bagaj hasarlarında hangi sorumluluk kuralları geçerlidir?

Montreal Sözleşmesi, teslim edilen ve edilmeyen bagaj arasında bir ayrım yapmaktadır (MS md. 17/2):

Teslim Edilen Bagaj

Teslim edilen bagajın yok edilmesi, kaybolması veya hasar görmesi halinde, hava taşıyıcısı kusursuz sorumluluk (strict liability) ilkesiyle sorumludur; bunun için hasar veren olayın uçakta ya da bagajın taşıyıcının gözetiminde bulunduğu süre içinde meydana gelmiş olması şarttır. Taşıyıcı, hasarın bagajın yapısından veya mevcut bir kusurdan kaynaklandığını ispatlaması durumunda sorumluluktan kurtulabilir.

Teslim Edilmeyen Bagaj (El Bagajı)

El bagajına ilişkin zararlarda hava taşıyıcısı, ancak taşıyıcının veya çalışanlarının kusuru ispat edilebilirse sorumlu tutulur.

Azami Sorumluluk Tutarı

Her iki durumda da sorumluluk, yolcu başına 1.519 SDR (yaklaşık 1.850 EUR) ile sınırlıdır (MS md. 22/2; 28 Aralık 2024’ten itibaren geçerli tutar). Yolcu, bagaj tesliminde özel bir değer beyanında bulunarak ve gerekirse ek bir ücret ödeyerek bu sınırı yükseltebilir.

Sorumluluk Sınırının Aşılması

Teslim edilen bagajın yok edilmesi, kaybolması veya hasar görmesi hallerinde, zarar gören kişi; hasarın taşıyıcının veya çalışanlarının kasıtlı ya da pervasızca ve bundan zarar doğması olasılığının farkında olarak gerçekleştirdiği eylem veya ihmalden kaynaklandığını ispatlayabilirse sorumluluk sınırı uygulanmaz (MS md. 22/5).

Hava taşıyıcısının kargo taşımacılığındaki sorumluluğu nasıl düzenlenmiştir?

Kargonun kaybolması, hasar görmesi veya yok edilmesine ilişkin hava taşıyıcısının sorumluluğu MS’nin 18. maddesinde düzenlenmiştir:

Hava taşıyıcısı, hava taşımacılığı süresince —yani kargonun kendi gözetiminde bulunduğu dönem içinde— meydana gelen yok etme, hasar veya kaybı için sorumludur. Hasarın aşağıdaki nedenlerden birinden kaynaklandığını ispatlayabilirse sorumluluktan kurtulur (MS md. 18/2):

  • Kargonun kendi niteliğinden veya bünyesinde bulunan ayıptan (içkin kusur) kaynaklanan durum;
  • Taşıyıcı dışında bir kişi tarafından yapılan hatalı ambalajlama;
  • Bir savaş eylemi veya silahlı çatışma;
  • Kargonun giriş, çıkış veya transit geçişiyle bağlantılı bir kamu otoritesi işlemi.

Kargo İçin Azami Sorumluluk Tutarı

Sorumluluk, etkilenen kargonun toplam ağırlığının kilogramı başına 26 SDR ile sınırlıdır (MS md. 22/3; 28 Aralık 2024’ten itibaren geçerli tutar). Gönderici, kargo teslimi sırasında özel bir değer beyanında bulunarak ve gerekirse ek ücreti ödeyerek daha yüksek bir sorumluluk tutarı için anlaşabilir (MS md. 22/3 cümle 2).

Gecikme durumunda hangi kurallar uygulanır?

MS’nin 19. maddesi uyarınca hava taşıyıcısı, yolcu, bagaj veya kargo taşımacılığındaki gecikmeden kaynaklanan zararlar için sorumludur. Taşıyıcı, kendisinin ve çalışanlarının zararı önlemek için gerekli tüm önlemleri aldığını ya da bu önlemlerin alınmasının mümkün olmadığını ispatlayabilirse sorumluluktan kurtulur.

Gecikme Durumunda Azami Sorumluluk Tutarları (28 Aralık 2024’ten itibaren geçerli)

 Zarar Türü

 Sorumluluk Limiti

 Madde

 Yolcu taşımacılığında gecikme

 Yolcu başına 6.303 SDR

 MK Md. 22/1

 Bagaj taşımacılığında gecikme

 Yolcu başına 1.519 SDR

 MK Md. 22/2

 Kargo taşımacılığında gecikme

 Kilogram başına 26 SDR

 MK Md. 22/3

Not: Sorumluluk limitleri, MS’nin 24. maddesi uyarınca küresel enflasyon gelişmeleri doğrultusunda beş yılda bir güncellenmektedir. En son güncelleme 28 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sorumluluk Sınırının Aşılması

Kişi ve bagaj taşımacılığındaki gecikme hallerinde, zarar gören kişi; hasarın taşıyıcının veya çalışanlarının kasıtlı ya da pervasızca ve bundan zarar doğması olasılığının farkında olarak gerçekleştirdiği eylem veya ihmalden kaynaklandığını ispatlayabilirse sorumluluk sınırı uygulanmaz (MS md. 22/5).

Hava taşıyıcısı ne zaman sorumluluktan kurtulur?

Tazminat talebinde bulunan kişinin ya da önceki hak sahibinin, hukuka aykırı bir davranış veya ihmal ile zarara sebep olduğunun ya da zararın oluşmasına katkıda bulunduğunun hava taşıyıcısı tarafından ispat edilmesi hâlinde, taşıyıcının sorumluluğu tamamen veya kısmen kaldırılabilir (MS md. 20).

Hasar bildirimi ve dava açma için hangi süreler geçerlidir?

Hasar Bildirimi (MS md. 31)

Bagaj veya kargonun hasar görmesi ya da gecikmesi halinde, hak sahibi kişi hasarı tespit ettiği andan itibaren derhal hava taşıyıcısına yazılı hasar bildirimi yapmak zorundadır. Aşağıdaki süreler geçerlidir:

 Zarar Türü

 Süre

 Teslim edilen bagajın hasar görmesi

 Teslim tarihinden itibaren en geç 7 gün

 Kargonun hasar görmesi

 Teslim tarihinden itibaren en geç 14 gün

 Bagajın gecikmesi

 Teslimden itibaren en geç 21 gün

 Kargonun gecikmesi

 Teslimden itibaren en geç 21 gün

Bu sürelerin kaçırılması halinde hava taşıyıcısına karşı dava açma hakkı kural olarak düşer; ancak taşıyıcının hiç çekingen davranmama hali bu kuralın dışındadır.

Dava Açma Süresi (MS md. 35)

Tazminat talepleri, varış yerine ulaşılması gereken tarihten, uçağın ulaşması gereken günden ya da taşımacılığın durdurulduğu tarihten itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemede ileri sürülmek zorundadır. Bu süre geçtikten sonra talep hakkı sona erer.

Hangi mahkemeler yetkilidir?

MS’nin 33/1. maddesi uyarınca Montreal Sözleşmesi’nden doğan uyuşmazlıklarda davacı, aşağıdaki taraf devletlerin topraklarındaki mahkemelerden birini seçebilir:

  1. Taşıyıcının ikametgâhı
  2. Taşıyıcının merkezinin bulunduğu yer
  3. Taşımacılık sözleşmesinin imzalandığı şubenin bulunduğu yer
  4. Taşımacılığın varış yeri

Beşinci Yargı Yeri (MS md. 33/2)

Kişisel yaralanmaya (ölüm veya yaralanma) ilişkin davalarda, hava taşıyıcısının o devlette ticari faaliyet yürütmesi koşuluyla yolcunun (ya da mirasçılarının) ikametgâhında da dava açılabilir. “Beşinci yargı yeri” olarak bilinen bu düzenleme, etkilenen yolcular için özel bir güvence sağlamaktadır.

Montreal Sözleşmesi’nin Türkiye açısından önemi nedir?

Türkiye, 1999 yılında Montreal Sözleşmesi’nin ilk imzacıları arasında yer almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayı 14 Nisan 2009 tarihinde gerçekleşmiştir. Türkiye Anayasası uyarınca onaylanan uluslararası anlaşmalar iç hukuk kuvveti kazanır.

Uygulamada bu, havayolu şirketleri, taşıyıcılar ve sigortacılarının sorumluluk konularını değerlendirirken Montreal Sözleşmesi’ni birincil düzenleme olarak göz önünde bulundurması gerektiği anlamına gelmektedir. Bu durum özellikle aşağıdakiler bakımından önem taşımaktadır:

  • Hava kazaları ve kişisel yaralanmaların ardından zararın tazmini;
  • Sigortacıların sorumluya karşı rücu talepleri;
  • Kargonun kaybolması veya hasar görmesine ilişkin sorumluluk;
  • Bildirim ve dava sürelerine uyum.

Montreal Sözleşmesi Hakkında Hukuki Danışmanlık

Montreal Sözleşmesi ve uluslararası havacılık hukuku hakkında kişisel hukuki danışmanlık almak için doğrudan hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Havacılık Hukuku alanında başka bir konuda yardıma mı ihtiyaç duyuyorsunuz? Havacılık Hukuku hizmet portföyümüz hakkında daha fazla bilgi edinin.