AB Gümrük Kodunun Modernizasyonu

26 Mart 2026 tarihinde Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu, yaklaşık üç yıllık müzakerelerin ardından Avrupa gümrük hukukunda reform yapılması konusunda anlaşmaya varmıştır. Bu karar, Avrupa Gümrük Birliği’nin 1968 yılında kuruluşundan bu yana ilk köklü yeniden yapılanmasını ifade etmektedir. 450 milyon tüketicisi ve yıllık 18 trilyon EUR tutarında gayrisafi yurt içi hasılası ile dünyanın en önemli pazarlarından biri olan bu pazara erişim, böylece yakın zamanda yeni bir hukuki temele oturacaktır. Reformun temel itici gücü, son yıllarda sürekli büyüyen ve üye devletlerin gümrük makamları bakımından yeni zorluklar doğuran e-ticaret sektörüdür. Özellikle doğrudan tüketiciye satış alanında AB, Avrupa güvenlik veya çevre standartlarına uyum ya da 150 EUR tutarındaki gümrük muafiyet sınırına uygunluk bakımından kapsamlı şekilde denetlenmesi mümkün olmayan çok sayıda düşük değerli gönderiyle karşı karşıyadır. Bu durum, mallarının ithalatında ilgili ek maliyetleri ödemek zorunda kalan Avrupalı sağlayıcılar bakımından önemli bir rekabet dezavantajı yaratmaktadır. Kabul edilen gümrük reformu, parçalı ulusal standartların yeknesaklaştırılması ve üst düzey bir organizasyon altyapısı kurulması yoluyla bu zorluklara yanıt vermeyi amaçlamaktadır.

Yeni veri platformu (EU Customs Data Hub) nasıl olacak?

Reformun merkezi unsuru, EU Customs Data Hub’ın uygulamaya konulmasıdır. Bu merkezi veri platformunun, gelecekte hâlihazırda 27 ulusal IT sistemi üzerinden parçalı şekilde yürütülen gümrük işlemlerinin yerini alarak tek ve AB genelinde geçerli dijital bir arayüz oluşturması öngörülmektedir. İthalatçılar ve ihracatçılar, gümrük ve ürünle ilgili tüm verileri bu arayüz üzerinden merkezi olarak sağlayacaktır. Böylece şirketlerin verilerini artık 27 ayrı ulusal gümrük idaresine değil, yalnızca EU Customs Data Hub’a sunmaları hedeflenmektedir. Aynı zamanda arayüz üzerinden sağlanan veriler birden fazla veya tekrarlanan gönderiler için yeniden kullanılabilecektir.

EU Customs Data Hub’ın uygulanması birkaç aşamalı olarak planlanmaktadır:

  • 1 Temmuz 2028’den itibaren Data Hub’ın öncelikle e-ticaret gönderileri için faaliyete geçmesi öngörülmektedir. 
  • 2031’den itibaren diğer ekonomik operatörler için gönüllü kullanım öngörülmektedir.  
  • 1 Mart 2034’e kadar zorunlu kullanımın kademeli olarak tüm mal hareketlerine genişletilmesi planlanmaktadır. 

Data Hub’ın, çeşitli gümrük makamları bakımından aynı zamanda AB genelinde koordine edilmiş risk değerlendirmesi için gerçek zamanlı bir kaynak görevi görmesi ve veri bütünlüğünü, izlenebilirliği ve kontrollerin AB genelinde yeknesaklığını iyileştirmesi amaçlanmaktadır.

Gümrük prosedürü nasıl değişecek?

Reform, genel gümrük prosedüründe de bazı değişiklikler getirmektedir. Gümrük işlemleri bugüne kadar tekil beyanlara dayanırken, artık bunun yerini Data Hub’da sağlanan verilere dayalı bir model alacaktır. Bu model, mevcut AEO (Authorised Economic Operator / Yetkilendirilmiş Yükümlü) konseptine dayanan bir güven statüsü olan “Trust and Check” statüsüyle tamamlanmaktadır. Bu statüyü alan şirketlerin, gerçek zamanlı verileri kapsamlı şekilde sağlama ve kendi IT ve uyum yapılarına gerekli yatırımı yapma karşılığında, büyük ölçüde otomatikleştirilmiş gümrük işlemlerinden yararlanması amaçlanmaktadır.

Sınır ötesi e-ticaret alanında da sorumluluk yeniden dağıtılmaktadır. Online platformlar ve mesafeli satış yapan satıcılar gelecekte malların “ithalatçısı” olarak kabul edilecek ve tüm gümrük formalitelerinden ve ödemelerinden sorumlu olacaktır. Bugüne kadar bu sorumluluk nihai tüketiciye aitti. Data Hub’ın tam olarak faaliyete geçmesine kadar geçiş önlemi olarak, değeri 150 EUR’nun altında olan gönderiler için daha önce uygulanan gümrük vergisi muafiyeti 1 Temmuz 2026 itibarıyla kaldırılmıştır. Standart gümrük vergisi oranlarının uygulanmasına kadar, yani 1 Temmuz 2026 ile 1 Temmuz 2028 arasında, ürün başına 3 EUR tutarında sabit gümrük vergisi uygulanacaktır. Ayrıca en geç 1 Kasım 2026’dan itibaren AB genelinde bir işlem ücreti getirilmesi öngörülmekte olup, bu ücretin tutarı Komisyon’un yetki devrine dayanan bir tasarrufu ile belirlenecektir.

Bu değişiklikler kontrolleri nasıl etkileyecek?

Gümrük kontrolleri bakımından bu değişiklikler, daha güçlü risk bazlı bir yaklaşıma geçilmesini sağlamaktadır. İşlem bazlı tekil denetimler yerine, gümrük makamları gelecekte Data Hub’da toplanan gerçek zamanlı veriler temelinde daha hedefli ve sistematik kontroller yapabilecektir. Özellikle AB genelinde artan veri şeffaflığı ile “border shopping” olarak adlandırılan, yani malların kontrol yoğunluğu daha düşük ülkeler üzerinden ithal edilmesi uygulamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. “Trust and Check” statüsüne sahip şirketler ise daha az kontrole tabi olma ve daha yüksek güven düzeyinden yararlanma imkânına sahip olacaktır. Verilerin Data Hub üzerinden zorunlu, merkezi ve büyük ölçüde gerçek zamanlı olarak sağlanması, gümrük makamlarının mal akışını ve tedarik zincirlerini daha şeffaf biçimde takip etmesini ve anlamasını da kolaylaştıracaktır. Ekonomik operatörler bakımından bunun sonucu ise, sağladıkları verilerin kalitesinin, eksiksizliğinin ve güncelliğinin gümrük uyumunun giderek daha merkezi bir unsuru haline gelmesidir.

Yukarıda açıklanan reformlar, üçüncü ülkelerdeki işletmeler ile drop-shipping modellerini işletenleri maliyet hesaplamalarını gözden geçirmeye zorlayacaktır. Yeni önlemlerin, özellikle ithalatta 150 EUR tutarındaki muafiyet sınırının kaldırılması nedeniyle, “landed costs” olarak adlandırılan ve satılan ürün başına toplam maliyeti ifade eden maliyetlerde artışa yol açması beklenmektedir. Bu nedenle maliyetleri azaltmak amacıyla malların toplu gönderimi veya Avrupa içinde lojistik merkezleri kurulması düşünülmelidir.

Değişiklikler Türk ihracatçılar bakımından ne anlama geliyor?

Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri bakımından mevcut olan Gümrük Birliği nedeniyle Türk ihracatçılar reformlardan özellikle etkilenmektedir. Gümrük Birliği, kapsamındaki mal grupları bakımından ithalat vergisi alınmasını dışlasa da, AB’ye ihracat yapan Türk şirketleri gümrük formalitelerine, menşe ispatına ilişkin gerekliliklere — diğerlerinin yanında A.TR dolaşım belgesi — ve ürünle ilgili gerekliliklere tabi olmaya devam etmektedir. Türk ihracatçılar ve sanayi şirketleri bakımından özellikle aşağıdaki uyum ihtiyaçları ortaya çıkmaktadır:

  • Dijitalleştirilmiş gümrük süreçleri: EU Customs Data Hub’a kademeli geçişle birlikte, ilgili bilgilerin AB tarafından öngörülen formatta ve talep edilen kapsamda sağlanabilmesi için iç IT ve veri yapılarının uyarlanması gerekecektir. 
  • Daha sıkı veri gereklilikleri: Beyan bazlı gümrük işlemlerinden veri bazlı gümrük işlemlerine geçiş, ihracatçılar ve ithalatçılar tarafından sağlanacak verilerin eksiksizliği, doğruluğu ve güncelliği bakımından gereklilikleri artırmaktadır. Bunlara örneğin malın menşei, sınıflandırması ve tedarik zinciri dahildir. 
  • Kolaylıklara olası erişim: AB ithalatçılarıyla yakın ve istikrarlı tedarik ilişkilerinin bulunduğu durumlarda, orta vadede “Trust and Check” statüsüne benzer yapılara, örneğin uygun şekilde sertifikalandırılmış AB sözleşme partnerleri üzerinden dahil olmanın, malların gümrükten çekilmesi ve kontrol yoğunluğu bakımından avantaj sağlayıp sağlamayacağı gündeme gelebilir. 

Reformun teknik ayrıntıları ve münferit uygulama adımlarına ilişkin kesin takvim henüz nihai olarak belirlenmemiş olduğundan, Türk ihracatçıların mevcut gümrük süreçleri ile iç IT sistemlerinin, veri sağlama kapasitelerinin ve ticari ilişkilerinin uygunluğuna ilişkin ilk bir durum tespiti yapmaları tavsiye edilmektedir. Hazırlık ne kadar iyi ve eksiksiz şekilde şimdiden yapılırsa, zorunlu veri sağlama yükümlülükleri yürürlüğe girdiğinde bu sürece o kadar kolay ve verimli şekilde uyum sağlanabilecektir.

Reformun uygulanmasından kim sorumlu olacak?

Bu değişiklikler, merkezi Lille’de (Fransa) olacak yeni bir AB gümrük otoritesinin (European Customs Authority, EUCA) kurulması yoluyla koordine edilecektir. Ancak EUCA, ulusal gümrük idarelerinin yerine geçmeyecektir; ulusal gümrük idareleri günlük gümrük işlemleri ve kendi ulusal risk analizleri bakımından sorumlu olmaya devam edecektir. Yeni otoritenin görev alanları arasında EU Customs Data Hub’ın kurulması ve işletilmesi, gümrük hukukunun daha yeknesak uygulanmasının teşvik edilmesi ve Data Hub’da toplanan gerçek zamanlı veriler temelinde ulusal makamlarla iletişim kurulması yer almaktadır.

Sonuç

AB Gümrük Kodunda yapılan reform, Avrupa Birliği’nin gümrük hukuku çerçevesinde temel bir dönüşümü ifade etmektedir. Reform, bugüne kadar ulusal düzeyde parçalı şekilde örgütlenmiş sisteme yeknesak ve dolayısıyla daha verimli bir üst yapı kazandırmak amacıyla, beyan bazlı gümrük işlemlerinden veri bazlı gümrük işlemlerine doğru bir bakış açısı değişikliği getirmektedir. İhracatçılar bakımından bu, veri ve uyum süreçlerinin kapsamlı ve erken aşamada dijitalleştirilmesinin ve AB ticaret partnerleriyle yapılan sözleşmelerin gözden geçirilmesinin büyük önem taşıdığı ve reform ilerledikçe avantaj sağlayabileceği anlamına gelmektedir.

İletişim

GEMS Schindhelm ekibi olarak bu gelişmenin uygulamadaki etkileri veya ilave sorularınız bakımından size danışmanlık desteği sunmaktan memnuniyet duyarız. Lütfen doğrudan hukuk büromuzla iletişime geçin.