BİLİŞİM VE HİZMET MERKEZLERİ

Yazılımda Fikri Hakların Şirkette Toplanması: Çalışanlar ve Serbest Geliştiriciler

Türkiye’de yazılım geliştiren bir ekip kuran şirket için en önemli varlık, bu ekibin ürettiği kaynak koddur. Ne var ki kaynak kodun kime ait olduğu, Türk hukukunda kodu yazan kişinin çalışan mı yoksa serbest geliştirici mi olduğuna ve aradaki sözleşmenin nasıl kurulduğuna göre farklı sonuçlara bağlanır. Bu fark, özellikle şirketin satışı, yatırım turu veya bir geliştiriciyle yaşanan ayrılık sırasında ortaya çıkar.

Deneyim göstermektedir ki hak zincirindeki eksiklikler çoğu zaman yıllar sonra, bir satın alma öncesi incelemede fark edilmekte ve bu aşamada eksikliğin giderilmesi hem zaman alıcı hem de maliyetli olmaktadır. Aşağıda, Türkiye’de yazılım geliştiren şirketlerin fikri haklarını güvence altına almak için dikkat etmesi gereken başlıca konular ele alınmaktadır.

Yazılımın hukuki niteliği

Türk hukukunda bilgisayar programları, hazırlık tasarımları da dahil olmak üzere fikir ve sanat eseri olarak korunur. Eser üzerindeki haklar, kural olarak eseri meydana getiren kişide doğar; bu haklar, eserin çoğaltılması, işlenmesi, yayılması ve kamuya iletilmesi gibi mali hakları ve eser sahibinin kişiliğine bağlı manevi hakları kapsar. Manevi haklar devredilemez; ancak bunların kullanımına ilişkin sözleşmeyle belirli düzenlemeler yapılabilir.

Çalışanların geliştirdiği yazılım

Çalışanların işlerini yaparken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali hakları kullanma yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça işverene aittir; bu kural eser sahipliğinin veya bütün hakların kendiliğinden işverene geçtiği anlamına gelmez. Bu kural, iş sözleşmesiyle çalışan geliştiriciler bakımından şirkete önemli bir güvence sağlar. Bununla birlikte kuralın kapsamı, eserin gerçekten çalışanın görevi kapsamında meydana getirilmesine bağlıdır; çalışanın mesai dışında ve kendi araçlarıyla geliştirdiği yazılımlar bakımından tartışma çıkabilir.

Bu nedenle iş sözleşmelerinde çalışanın görev tanımının yazılım geliştirmeyi açıkça kapsaması, çalışanın görev kapsamında geliştirdiği yazılımlar üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin kapsamının belirlenmesi ve manevi hakların kullanımına ilişkin hukuken geçerli ve somut düzenlemeler yapılması yerinde olur. Patentlenebilir buluşlar bakımından ise çalışan buluşlarına ilişkin ayrı kurallar uygulanır; bu konu ilgili Expertise yazısında ele alınmıştır.

Serbest geliştiriciler

Serbest çalışan geliştiriciler ve yazılım şirketleri bakımından durum farklıdır. Bu kişilerle yapılan sözleşmelerde mali hakların devri, kanunda öngörülen şekil şartlarına bağlıdır; devrin yazılı olarak yapılması ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Yalnızca sipariş formunda yer alan genel bir ifade ya da ödeme yapılmış olması, hakların şirkete geçtiği anlamına gelmez.

Uygulamada görülmektedir ki özellikle şirketin kuruluş aşamasında, kurucuların ve ilk geliştiricilerin serbest çalışan olarak katkı sağladığı ve hak devrinin hiç yazılı hale getirilmediği durumlar sıkça yaşanmaktadır. Bu eksikliğin, ilişki henüz iyi durumdayken geriye dönük bir devir sözleşmesiyle giderilmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıklara karşı en etkili önlemdir.

Grup şirketleri arasında hakların toplanması

Türkiye’deki şirketin geliştirdiği yazılımın ana şirket veya grup tarafından kullanılacağı durumlarda, hakların Türkiye’deki şirkette mi kalacağı yoksa ana şirkete mi devredileceği ayrıca belirlenmelidir. Bu tercih, grup içi hizmet sözleşmesinin içeriğini ve vergisel sonuçları doğrudan etkiler; vergisel boyut mali müşavirlerle koordineli olarak değerlendirilmelidir.

Açık kaynak ve üçüncü kişi bileşenleri

Yazılım geliştirme sürecinde açık kaynak bileşenlerin kullanılması olağandır. Ne var ki bazı açık kaynak lisansları, bu bileşenleri içeren yazılımın kaynak kodunun da açılmasını gerektirebilir. Hangi bileşenlerin hangi lisanslarla kullanıldığının kayıt altına alınması ve geliştiricilerin bu konuda bir iç kurala bağlanması, hem ürünün ticari değeri hem de olası bir satın alma incelemesi bakımından önem taşır.

Sonuç

Türkiye’de geliştirilen yazılım üzerindeki hakların şirkette toplanması, çalışanlar ve serbest geliştiriciler için farklı kurallara tabidir. Çalışanların görev tanımlarının ve iş sözleşmelerinin yazılım geliştirmeyi açıkça kapsaması, serbest geliştiricilerle yazılı ve hakları ayrı ayrı gösteren devir sözleşmeleri yapılması, kuruluş aşamasındaki eksiklerin zamanında giderilmesi ve açık kaynak kullanımının kayıt altına alınması, şirketin en değerli varlığını güvence altına alır. Fikri mülkiyet ve bilişim hukukuna ilişkin genel sorular ise ilgili hukuk alanı sayfasında ayrıca ele alınmaktadır.