ENERJİ

Enerji Projelerinde Anahtar Teslim ve Tedarik Sözleşmeleri: Gecikme, Kabul ve Teminatlar

Türkiye’deki rüzgâr ve güneş enerjisi projelerinde Avrupalı şirketler çoğu zaman ana yüklenici, ekipman tedarikçisi ya da bir yükleniciye alt tedarikçi olarak yer alır. Bu projelerde kullanılan anahtar teslim ve tedarik sözleşmeleri genellikle uluslararası şablonlara dayanılarak hazırlanır; ne var ki sözleşme Türk hukukuna tabi olduğunda veya Türkiye’de ifa edildiğinde, bu şablonlardaki bazı hükümler beklenen sonucu doğurmayabilir.

Enerji projelerindeki uyuşmazlıkların büyük kısmı ise gecikme, kabul ve teminatlar etrafında yoğunlaşmaktadır. Aşağıda, Türkiye’deki enerji projelerinde sözleşme hazırlanırken ve uygulanırken dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar ele alınmaktadır.

Sözleşme bedeli ve döviz

Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan sözleşmelerde bedelin döviz cinsinden belirlenmesi, sözleşmenin türüne göre farklı kurallara tabidir. Taşıtlar dışındaki menkul satış sözleşmelerinde döviz cinsinden bedel kararlaştırılması mümkün olmakla birlikte, inşaat ve montaj gibi eser sözleşmelerinde kısıtlamalar ve istisnalar devam etmektedir. Ekipman tedarikiyle montaj yükümlülüklerinin aynı sözleşmede düzenlendiği projelerde, sözleşmenin hukuki niteliğinin ve uygulanacak döviz kurallarının baştan belirlenmesi gerekir.

Uzun süreli projelerde maliyet artışlarının nasıl paylaşılacağı da ayrıca önem taşır. Türk hukuku, sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması halinde sözleşmenin uyarlanmasına imkân tanır; bununla birlikte bu imkân dar yorumlandığından, fiyat ayarlaması ihtiyacının sözleşmede açıkça düzenlenmesi daha öngörülebilir bir sonuç sağlar.

Gecikme ve cezai şart

Anahtar teslim sözleşmelerinde gecikme halinde ödenecek tutar genellikle günlük veya haftalık bir cezai şart olarak belirlenir. Türk hukukunda tacirler, kural olarak kararlaştırılan cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini isteyemez. Bununla birlikte cezai şartın borçlunun ekonomik varlığını tehlikeye düşürecek ağırlıkta olduğu istisnai hallerde farklı bir değerlendirme yapılabilmektedir. Bu kural, yüklenici bakımından sözleşmede kabul edilen oranların ve üst sınırın ciddiyetle değerlendirilmesini gerektirir.

Gecikmenin nedeni de ayrıca önem taşır. İşverenden kaynaklanan gecikmeler, bağlantı hattının zamanında hazır olmaması veya izinlerin gecikmesi gibi durumlar, yüklenicinin süre uzatımı talep etmesine dayanak oluşturur. Uygulamada görülmektedir ki yüklenicinin bu durumları sözleşmede öngörülen süre ve şekil içinde bildirmemesi, haklı bir süre uzatımı talebinin dahi reddedilmesine yol açabilmektedir.

Kabul süreçleri

Enerji projelerinde kabul genellikle mekanik tamamlama, geçici kabul ve kesin kabul gibi aşamalara ayrılır ve her aşamanın teminatların iadesi, ödemelerin yapılması ve garanti süresinin başlaması bakımından farklı sonuçları vardır. Bu nedenle her aşamanın hangi testlerle ve hangi belgeyle tamamlanmış sayılacağının sözleşmede açıkça tanımlanması gerekir.

İşverenin kabul belgesini haklı bir neden olmaksızın düzenlememesi ihtimali de sözleşmede ele alınmalıdır. Tesisin fiilen işletmeye alınmasına rağmen kabulün resmen yapılmadığı durumlarda, garanti süresinin ve teminatların iadesinin hangi tarihe bağlanacağı sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.

Teminat mektupları

Türk uygulamasında avans, performans ve garanti dönemi teminatları genellikle banka teminat mektubu şeklinde verilir. Teminat mektubunun ilk talepte ve kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içermesi, lehtarın mektubu temel ilişkideki uyuşmazlığın sonucunu beklemeden nakde çevirebilmesi anlamına gelir. Haksız bir paraya çevirme talebine karşı ihtiyati tedbir kararı alınması mümkün olmakla birlikte, bu yol ancak dar koşullarda başarı şansına sahiptir.

Bu nedenle yüklenici bakımından teminatların tutarı, süresi ve hangi hallerde paraya çevrilebileceği, sözleşme müzakeresinin en önemli konuları arasında yer almalıdır. Kabul aşamalarına bağlı olarak teminat tutarının kademeli olarak azaltılması da riskin dengelenmesine katkı sağlar.

Ayıp ve garanti

Ekipman satışlarında ve anahtar teslim eser sözleşmelerinde ayıptan doğan sorumluluk farklı kurallara tabidir. Bu nedenle muayene ve ihbar yükümlülüklerinin, sözleşmenin niteliğine ve kararlaştırılan garanti rejimine göre açıkça düzenlenmesi gerekir; bu ihtiyaç, uzun garanti sürelerinin kararlaştırıldığı enerji projelerinde ayrıca önem taşır. Tedarikçi bakımından ayrıca önemli olan, kendi alt tedarikçilerine karşı sahip olduğu garanti haklarının, işverene verdiği garantiyle süre ve kapsam bakımından uyumlu olmasıdır.

Sonuç

Enerji projelerindeki anahtar teslim ve tedarik sözleşmeleri, uluslararası şablonların Türk hukukunun döviz, cezai şart ve teminat kurallarıyla birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bedelin para birimi ve fiyat ayarlamasının baştan düzenlenmesi, gecikme bildirimlerinin süresinde yapılması, kabul aşamalarının açıkça tanımlanması ve teminatların paraya çevrilme koşullarının dikkatle müzakere edilmesi, proje sırasında doğabilecek uyuşmazlıkların kapsamını önemli ölçüde daraltır. Sözleşmeler hukukuna ilişkin genel sorular ise ilgili hukuk alanı sayfasında ayrıca ele alınmaktadır.