OTOMOTİV VE MAKİNE

Türkiye’de Üretim Tesisi Kurmak: Arsa, Organize Sanayi Bölgesi, Teşvik ve İzinler

Otomotiv ve makine sektöründeki Avrupalı şirketler, tedarik zincirlerini çeşitlendirme ihtiyacıyla Türkiye’de kendi üretim tesislerini kurmayı giderek daha sık değerlendirmektedir. Türkiye’nin gelişmiş yan sanayi altyapısı ve Avrupa pazarına yakınlığı bu kararı destekleyen başlıca etkenlerdir. Ne var ki bir üretim tesisinin kurulması, şirket kuruluşunun yanında arsa edinimi, teşvik süreçleri ve çok sayıda iznin belirli bir sırayla yürütülmesini gerektirir.

Üretim yatırımlarında gecikmelerin önemli bir kısmı ise, bu süreçlerin birbirine bağlı olduğunun baştan görülmemesinden kaynaklanır. Aşağıda, Türkiye’de üretim tesisi kurmayı planlayan şirketlerin karşılaştığı başlıca hukuki konular ele alınmaktadır.

Yatırım şirketi

Üretim faaliyeti kural olarak Türkiye’de kurulan bir şirket aracılığıyla yürütülür. Yabancı ortaklı şirketler, kuruluş ve faaliyet bakımından yerli şirketlerle aynı haklara sahiptir; bununla birlikte ortaklık ve kontrol yapısına göre taşınmaz edinimi bakımından ek prosedürlere tabi olabilir. Şirketin türü, sermayesi ve yönetim yapısı belirlenirken ileride başvurulacak teşvik belgesi ve finansman ihtiyaçları da gözetilmelidir.

Organize sanayi bölgesi mi, serbest arsa mı?

Üretim tesisleri için en yaygın tercih, organize sanayi bölgelerindeki parsellerdir. Bu bölgelerde altyapının hazır olması ve izin süreçlerinin bölge müdürlüğü üzerinden yürütülmesi önemli kolaylık sağlar. Bununla birlikte organize sanayi bölgelerinde parselin tahsisi ve mülkiyetin devri belirli koşullara bağlıdır; yatırımcının inşaata belirli bir süre içinde başlaması ve üretime geçmesi beklenir, aksi halde bölge yönetiminin parseli geri alma hakkı doğabilir. Ayrıca üretime geçilmeden parselin üçüncü kişilere devri kural olarak kısıtlanmıştır.

Organize sanayi bölgesi dışındaki bir arsanın satın alınması halinde ise yabancı sermayeli şirketin ortaklık ve kontrol yapısına göre taşınmaz edinimine ilişkin ek prosedürler gündeme gelebilir. Bu kapsamda bulunan şirketler bakımından ilgili valilik üzerinden yürütülen süreçte taşınmazın bulunduğu yer ve edinimin mevzuata uygunluğu değerlendirilir. Arsanın imar durumunun sanayi kullanımına uygun olması ise yapı ruhsatı alınabilmesinin ön şartıdır.

Yatırım teşvik belgesi

Türkiye’de belirli yatırımlar, yatırım teşvik belgesi kapsamında vergi, gümrük ve sosyal güvenlik desteklerinden yararlanabilir. Teşvik belgesi başvurusunun ilgili yatırım harcamalarından önce yapılması gerekir; başvurudan önce ithal edilen makineler veya yapılan harcamalar kural olarak belge kapsamına alınmaz. Deneyim göstermektedir ki makine ve teçhizatın teşvik başvurusu yapılmadan Türkiye’ye getirilmesi, yatırımcıların en sık karşılaştığı ve sonradan telafi edilmesi güç sorunlardan biridir.

Teşvik belgesinden yararlanan yatırımcı, belgedeki yükümlülükleri yerine getirmek ve yatırımı belge kapsamında tamamlamak zorundadır. Teşvik kapsamında ithal edilen makinelerin belirli bir süre içinde satılması veya başka bir yere taşınması kısıtlamalara tabidir. Teşviklerin vergisel boyutu ise mali müşavirlerle koordineli olarak ele alınmalıdır.

İzinler

Üretim tesisinin inşası ve işletilmesi için yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının yanında, faaliyetin niteliğine göre çevresel etki değerlendirmesi kararı, çevre izni ve yangın güvenliğine ilişkin izinler gerekir. Bu izinlerin bir kısmı bir diğerinin ön şartı olduğundan, inşaat takviminin izin sırasına göre planlanması gerekir.

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ise yalnızca üretime geçilmesiyle başlamaz; tesisin inşası ve kurulumu sırasında da ilgili faaliyetlerin gerektirdiği önlemlerin alınması zorunludur. Tehlike sınıfı yüksek işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmesi ve risk değerlendirmesinin yapılması zorunludur; bu yükümlülüklerin ihlali idari yaptırımların yanında iş kazası halinde ağır sorumluluk sonuçları doğurabilir.

Personel ve yabancı uzmanlar

Tesisin kurulum aşamasında yurt dışından gelen teknik personelin çalışma izni durumu ayrıca planlanmalıdır. Kısa süreli montaj ve devreye alma işleri için de çalışma izni gerekip gerekmediği somut olaya göre değerlendirilmelidir. Yerel personelin istihdamında ise iş sözleşmelerinin, çalışma saatlerinin ve vardiya düzeninin Türk iş hukukuna uygun biçimde kurulması gerekir.

Sonuç

Türkiye’de üretim tesisi kurmak, şirket kuruluşu, arsa edinimi, teşvik ve izin süreçlerinin birbirine bağlı olarak yürütüldüğü bir projedir. Arsanın organize sanayi bölgesi koşulları veya taşınmaz edinim izni açısından değerlendirilmesi, teşvik başvurusunun yatırım harcamalarından önce yapılması ve izinlerin inşaat takvimine göre sıralanması, yatırımın planlanan sürede üretime geçmesini kolaylaştırır. Şirket kuruluşu ve gayrimenkul edinimine ilişkin genel sorular ise ilgili hukuk alanı sayfalarında ayrıca ele alınmaktadır.