Uluslararası Hukuk Danışmanlığı

Uluslararası bir hukuk bürosu mu arıyorsunuz? Uluslararası alanda yetkin ve uzman ekibiyle GEMS Schindhelm her ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olur ve sizi değerli deneyimleri ile bilgilendirir. Uluslararası ticaret hukukuyla ilgili çeşitli konular hakkında önceden çevrimiçi bilgi edinin. 

 

Türk Hukuku’nda Vasiyetname

İçindekiler

  • Türk Hukuku’nda vasiyetname nedir?
  • Vasiyetname yapabilmek için hangi şartlar aranır?
  • Vasiyetname türleri nelerdir?
  • Vasiyetname ile neler düzenlenebilir?
  • Saklı pay sınırları nelerdir?
  • Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası arasındaki fark nedir?
  • Vasiyetname nasıl geri alınır veya değiştirilir?
  • Yabancı miras bırakanlar için hangi özel kurallar geçerlidir?
  • Uygulamada nelere dikkat edilmelidir?

Türk Hukuku’nda vasiyetname nedir?

Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra mal varlığı üzerinde hangi tasarrufların uygulanacağını belirlediği, tek taraflı ve her zaman geri alınabilen bir ölüme bağlı tasarruftur. Türk Medeni Kanunu’nda vasiyetnameye ilişkin temel düzenlemeler TMK m. 531–544 arasında yer almaktadır.

Miras sözleşmesinden farklı olarak vasiyetname, miras bırakanın tek taraflı irade açıklamasıyla yapılır. Dolayısıyla miras bırakan, kanunda öngörülen usullere uymak kaydıyla vasiyetnamesini sonradan değiştirebilir veya tamamen geri alabilir. Bu esneklik vasiyetnameyi uygulamada miras planlamasının en sık başvurulan araçlarından biri hâline getirmektedir.

Ancak vasiyetnamenin geçerliliği bakımından Türk hukuku sıkı şekil şartları öngörmektedir. Bu şartlara aykırılık, somut olayın özelliklerine göre vasiyetnamenin iptal edilmesine yol açabilecek hukuki sonuçlar doğurabilir. Vasiyetnamenin hem içerik hem de şekil bakımından dikkatle hazırlanması bu bakımdan büyük önem taşır.

Vasiyetname yapabilmek için hangi şartlar aranır?

Vasiyetname düzenleyebilmek için TMK m. 502 uyarınca iki temel şart aranmaktadır: On beş yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne sahip bulunmak.

Ayırt etme gücü, vasiyetnamenin yapıldığı anda mevcut olmalıdır. Bu şartın yokluğu, vasiyetnamenin iptali davası için en sık ileri sürülen nedenlerden biridir. Özellikle ileri yaştaki veya ağır hastalığı bulunan miras bırakanlar bakımından vasiyetname düzenlenirken ayırt etme gücünün tıbbi raporla belgelenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından faydalı olabilir.

Vasiyetname türleri nelerdir?

Türk Medeni Kanunu üç tür vasiyetname kabul etmektedir:

1. El yazılı vasiyetname (TMK m. 538)

El yazılı vasiyetname, miras bırakan tarafından başından sonuna kadar tamamen el yazısıyla yazılmalıdır. Bilgisayarda yazılan, daktilo ile hazırlanan veya kısmen basılı metin içeren belgeler el yazılı vasiyetname olarak geçerli değildir.

El yazılı vasiyetnamede ayrıca

  • yıl, ay ve gün gösterilerek tarih atılması,
  • miras bırakan tarafından imzalanması

zorunludur.

Tarih, özellikle birden fazla vasiyetname bulunması hâlinde hangi tasarrufun daha sonra yapıldığının tespiti bakımından önem taşır.

El yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için noter veya tanık bulunması gerekmez. Bununla birlikte belgenin kaybolma, yok edilme veya sonradan tartışma konusu olma riskini azaltmak amacıyla noterliğe, sulh hâkimine veya yetkili makama saklanmak üzere bırakılması uygulamada faydalı olabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri, metnin bilgisayarda hazırlanıp yalnızca sonunun el yazısıyla imzalanmasıdır. Bu durumda el yazılı vasiyetnameye ilişkin şekil şartları yerine getirilmiş sayılmaz.

2. Resmî vasiyetname (TMK m. 532–537)

Resmî vasiyetname, resmî memur tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Uygulamada bu işlem çoğunlukla noter huzurunda yapılır. Bunun yanında sulh hâkimi ve kanunen yetkili diğer resmî görevliler de belirli şartlarda bu işlemi yapabilir. Yurt dışında bulunan Türk vatandaşları bakımından Türk konsoloslukları da resmî vasiyetname düzenleme yetkisine sahiptir.

Miras bırakan son arzularını resmî memura bildirir. Resmî memur bu beyanı yazar veya yazdırır. Düzenlenen metin miras bırakana okunur ya da okutulur; miras bırakan metnin iradesine uygun olduğunu beyan ederek imzalar. Ardından tanıklar da gerekli beyanları vererek belgeyi imzalar.

Resmî vasiyetname, özellikle aşağıdaki durumlarda daha güvenli bir seçenektir:

  • yüksek değerde mal varlığı bulunması,
  • mirasçılar arasında sonradan uyuşmazlık çıkma ihtimalinin yüksek olması,
  • yabancılık unsuru içeren miras planlaması yapılması,
  • miras bırakanın iradesinin tartışmaya açık olmaktan çıkarılmak istenmesi.

Tanıklara ilişkin yasaklar ayrıca dikkate alınmalıdır. Kanun, TMK m. 536 uyarınca bazı kişilerin tanık olarak katılmasını sınırlamaktadır. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.

Ayrıca resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memur ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve eşlerine o vasiyetname ile kazandırma yapılamaz. Dolayısıyla resmî vasiyetname hazırlanırken usulün uzman desteğiyle yürütülmesi önemlidir.

3. Sözlü vasiyetname (TMK m. 539–541)

Sözlü vasiyetname, yalnızca istisnai ve olağanüstü durumlarda başvurulabilen bir vasiyetname türüdür. Yakın ölüm tehlikesi, savaş, salgın, ulaşımın kesilmesi veya benzeri olağanüstü koşullar nedeniyle el yazılı ya da resmî vasiyetname düzenleme imkânı bulunmuyorsa sözlü vasiyetname yapılabilir.

Bu durumda miras bırakan son arzularını iki tanığa sözlü olarak bildirir ve tanıklardan bu beyanı yazıya geçirmelerini ister. Tanıkların, açıklamayı gecikmeksizin yazıya döküp imzalamaları ve yetkili makama ulaştırmaları gerekir.

Sözlü vasiyetname geçici niteliktedir. Olağanüstü durumun ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde miras bırakan başka bir vasiyetname türünü yapabilecek durumda olmasına rağmen bunu yapmazsa, sözlü vasiyetname hükmünü kaybeder.

Vasiyetname ile neler düzenlenebilir?

Türk hukuku, saklı pay ve emredici hükümler saklı kalmak üzere miras bırakana geniş bir tasarruf alanı tanımaktadır. Vasiyetname ile özellikle şu düzenlemeler yapılabilir:

a) Mirasçı atama

Miras bırakan, bir veya birden fazla kişiyi mirasçı olarak atayabilir. Atanan mirasçılar, miras bırakanın külli halefi olur ve tereke üzerinde pay sahibi hâline gelir.

b) Belirli mal vasiyeti

Belirli mal vasiyeti ile miras bırakan, bir kimseye doğrudan mirasçı sıfatı vermeden belirli bir malın, para alacağının, taşınmazın veya başka bir malvarlığı unsurunun bırakılmasını sağlayabilir. Bu durumda lehine kazandırma yapılan kişi, mirasçılardan ilgili malın kendisine verilmesini talep edebilir.

c) Koşul ve yükümlülük öngörülmesi

Vasiyetnameye belirli koşullar veya yükümlülükler eklenebilir. Örneğin bir taşınmazın belirli süre satılmaması, aile işletmesinin belli süre devam ettirilmesi veya bir malvarlığı unsurunun belirli amaçla kullanılması istenebilir. Ancak hukuka, ahlaka veya kamu düzenine aykırı koşullar geçersizdir.

d) Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanması

Miras bırakan, vasiyetnamesinde vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir. Bu kişi, terekenin yönetimi, borçların ödenmesi, vasiyetlerin yerine getirilmesi ve paylaştırma sürecinin yürütülmesi bakımından önemli bir işlev üstlenebilir. Özellikle karmaşık tereke yapılarında bu yol uygulamada yararlı olabilir.

Saklı pay sınırları nelerdir?

Miras bırakanın tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk hukukunda bazı yakın mirasçılar lehine saklı pay koruması kabul edilmiştir. Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname ile dahi ortadan kaldıramayacağı asgari miras hakkını ifade eder.

Saklı paylı mirasçılar bakımından genel çerçeve şöyledir:

  • Altsoy: yasal miras payının yarısı
  • Ana ve baba: yasal miras payının dörtte biri
  • Sağ kalan eş: birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir

Sağ kalan eşin saklı payı:

  • altsoy veya ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı,
  • diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür.

Miras bırakan, yalnızca saklı paylar dışında kalan tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir.

Vasiyetname veya diğer ölüme bağlı tasarruflar saklı payı ihlal ederse, saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açabilir. Bu davada kanunda öngörülen hak düşürücü süreler dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla miras planlamasında saklı pay hesabının baştan doğru yapılması büyük önem taşır.

Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davası arasındaki fark nedir?

Vasiyetnameye karşı açılabilecek başlıca iki dava türü bulunmaktadır: iptal davası ve tenkis davası. Bu iki dava farklı amaçlara hizmet eder ve farklı koşullara bağlıdır.

a) İptal davası (TMK m. 557–559)

İptal davası, vasiyetnamenin geçerliliğini etkileyen esaslı bir sakatlık bulunması hâlinde gündeme gelir. TMK m. 557 uyarınca iptal sebepleri şunlardır: ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucu yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin ya da bağlandığı koşulların hukuka veya ahlaka aykırılığı ve şekil noksanlığı. İptal davasında vasiyetname bütünüyle veya kısmen geçersiz sayılır.

b) Tenkis davası (TMK m. 560–571)

Tenkis davası ise geçerli bir vasiyetnamenin saklı payları ihlal ettiği durumlarda açılır. Burada vasiyetname geçerli kabul edilmekle birlikte, saklı paylı mirasçının korunması amacıyla tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmalar oransal olarak indirilir.

Her iki dava türü bakımından da kanunda hak düşürücü süreler öngörülmüştür. Bu sürelerin kaçırılması hâlinde dava hakkı kaybedilebileceğinden, mirasın açılmasından sonra somut olayın ivedilikle hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekir.

Vasiyetname nasıl geri alınır veya değiştirilir?

Vasiyetname kural olarak her zaman geri alınabilir veya değiştirilebilir. Türk hukukunda geri alma ve değiştirme farklı şekillerde mümkündür:

a) Yeni vasiyetname düzenlenmesi

Miras bırakan yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnamesini tamamen veya kısmen ortadan kaldırabilir. Sonraki tarihli vasiyetname, önceki tasarruflarla çeliştiği ölçüde öncelik kazanır.

b) Yok etme

Özellikle el yazılı vasiyetname, miras bırakan tarafından yırtılmak, yakılmak veya başka şekilde ortadan kaldırılmak suretiyle geri alınabilir. Ancak bunun gerçekten geri alma iradesiyle yapıldığının tartışma konusu olmaması gerekir.

c) Sonraki tasarrufla zımni geri alma

Miras bırakan açıkça “önceki vasiyetnamemi iptal ediyorum” demese bile, daha sonra yaptığı yeni tasarruf öncekiyle bağdaşmıyorsa, önceki düzenleme bu çelişki ölçüsünde hükümsüz hâle gelebilir.

Uygulamada tereddüt doğmaması için yeni vasiyetnamede, önceki tarihli tüm vasiyetnamelerin açıkça geri alındığının belirtilmesi tavsiye edilir.

Yabancı miras bırakanlar için hangi özel kurallar geçerlidir?

Türkiye ile bağlantılı miras planlamasında yabancılık unsuru önemli sonuçlar doğurabilir. Özellikle Türkiye’de malvarlığı bulunan yabancı uyruklu kişiler bakımından uygulanacak hukuk ve şekil geçerliliği dikkatle değerlendirilmelidir.

Uygulanacak hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m. 20 uyarınca miras, miras bırakanın millî hukukuna tabidir. Ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından istisna olarak Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle Türkiye’de taşınmazı bulunan yabancı uyruklu bir kişinin miras planlamasında Türk miras hukuku ayrıca dikkate alınmalıdır.

Vasiyetnamenin şekli

Yabancılık unsuru içeren durumlarda vasiyetnamenin şekli bakımından MÖHUK m. 20/4 uyarınca m. 7 hükmü dikkate alınır. Buna göre ölüme bağlı tasarruflar, yapıldıkları yer hukukunun öngördüğü şekle uygun olmaları hâlinde geçerli olabileceği gibi, miras bırakanın millî hukukuna uygun şekilde yapılmış olmaları hâlinde de geçerlilik kazanabilir. Bununla birlikte özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından sonuç doğuracak tasarruflarda Türk miras hukukuyla uyum ayrıca değerlendirilmelidir.

Yabancı mirasçıların Türkiye’de taşınmaz edinimi

Türkiye’de taşınmazın miras yoluyla intikali, yabancı mirasçılar bakımından ayrıca taşınmaz edinimine ilişkin sınırlamalara tabi olabilir. Dolayısıyla mirasın açılmasından sonra tapu işlemleri ve olası kısıtlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Uygulamada nelere dikkat edilmelidir?

Türkiye’de veya Türkiye ile bağlantılı şekilde vasiyetname düzenlenirken aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edilmelidir:

  1. Birden fazla ülkede malvarlığı bulunuyorsa, ülkeler arasındaki hukuk farklılıkları dikkate alınarak bütüncül bir miras planlaması yapılmalıdır.
  2. Türkiye’de taşınmaz varsa, bu taşınmazlar bakımından Türk hukukunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
  3. Karmaşık aile yapıları, önceki evlilikler, saklı paylı mirasçılar veya yüksek değerde malvarlığı söz konusuysa resmî vasiyetname tercih edilmesi çoğu zaman daha güvenlidir.
  4. Vasiyetname düzenlendikten sonra evlilik, boşanma, çocuk sahibi olma, malvarlığında önemli değişiklikler veya başka ülkeye taşınma gibi durumlarda metin yeniden gözden geçirilmelidir.
  5. Türkçe dışında bir dilde düzenlenen vasiyetnamelerde uygulamada tercüme ve yorum sorunları yaşanabileceğinden, metnin Türk hukukuna uygun şekilde hazırlanması ve gerektiğinde profesyonel çeviri desteği alınması önemlidir.
  6. Saklı pay kuralları dikkate alınmadan hazırlanan tasarruflar, ölümden sonra mirasçılar arasında dava konusu olabilir. Vasiyetname yalnızca iradeyi yansıtmakla kalmamalı, aynı zamanda hukuken uygulanabilir olmalıdır.

Sonuç

Vasiyetname, malvarlığının ölümden sonra nasıl paylaşılacağını önceden belirleme imkânı sağlayan önemli bir miras planlama aracıdır. Ancak şekil şartları, ehliyet koşulları, saklı pay kuralları, yabancılık unsuru ve terekenin niteliği gibi hususlar dikkate alınmadan hazırlanan vasiyetnameler, ölümden sonra ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.

Özellikle Türkiye’de malvarlığı bulunan kişiler, birden fazla ülkede yaşayan aileler, yabancı uyruklu miras bırakanlar ve kapsamlı miras planlaması yapmak isteyenler açısından vasiyetnamenin uzman desteğiyle hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

Türkiye’de vasiyetname düzenlenmesi ve miras planlaması konusunda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.