Uluslararası Hukuk Danışmanlığı

Uluslararası bir hukuk bürosu mu arıyorsunuz? Uluslararası alanda yetkin ve uzman ekibiyle GEMS Schindhelm her ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olur ve sizi değerli deneyimleri ile bilgilendirir. Uluslararası ticaret hukukuyla ilgili çeşitli konular hakkında önceden çevrimiçi bilgi edinin. 

 

Almanya’ya Seyahat 2026: EES, Vize ve Ret Kararlarında Değişenler

10 Nisan 2026’dan bu yana tüm Schengen dış sınırlarında yeni bir dijital sınır kontrol sistemi uygulanmaktadır. Ayrıca vize süreçlerinde şimdiye kadar yaygın olarak kullanılan bir hukuki başvuru yolu, yerine başka bir yol getirilmeden kaldırılmıştır. Almanya’ya sık seyahat eden, ticari faaliyette bulunan veya vize ret kararı alan Türk vatandaşları bakımından bu durum pratik ve hukuki değişiklikler doğurmaktadır. Aşağıdaki sekiz soru, somut olarak neyin değiştiğini ve artık nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklamaktadır.

1. Nisan 2026’dan beri sınırda yeni bir sistem var. EES nedir ve beni etkiler mi?

Entry/Exit System’ın (EES) 12 Ekim 2025’ten itibaren kademeli olarak uygulamaya alınmasının ardından, EES 10 Nisan 2026 itibarıyla tüm Schengen dış sınırlarında tamamen faaliyete geçmiştir. EES, 180 günlük herhangi bir dönem içinde en fazla 90 gün süreyle kısa süreli kalış amacıyla Schengen alanında bulunan üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarını, vize yükümlülüğü bulunup bulunmadığından bağımsız olarak dijital ortamda kaydeder. Bu nedenle sistem, Schengen vizesiyle giriş yapan Türk vatandaşlarını da kapsamaktadır. Sistem, önceki manuel pasaport damgası uygulamasının yerine biyometrik verilerin ve sınır geçişlerinin dijital olarak kaydedilmesini getirmektedir. EES kapsamı dışında kalanlar arasında özellikle AB, AEA ve İsviçre vatandaşları ile Almanya’da daha uzun süreli kalış için ulusal vize (D vizesi) veya oturma izni sahipleri bulunmaktadır. Bununla birlikte EES, giriş ve kalış koşullarını esasen değiştirmemekte; daha ziyade bunların eksiksiz ve kapsamlı şekilde belgelenmesine hizmet etmektedir.

2. Girişte somut olarak ne olur ve hangi veriler saklanır?

EES’e ilk kayıt sırasında yüz görüntüsü, dört parmak izi, seyahat belgesindeki veriler ile giriş ve çıkışın tarihi, saati ve yeri kaydedilir. 12 yaşından küçük çocuklar parmak izi verme yükümlülüğünden muaftır; ancak yine de yüz görüntüsü ve pasaport bilgileriyle EES’e kaydedilirler. Vize başvurusu sırasında parmak izlerini Vize Bilgi Sistemi’ne vermiş olan kişilerin, sınır geçişinde bunları tekrar vermesi gerekmez. Uygulamada bu, veri kaydı nedeniyle ilk kayıt işleminin başlangıçta önceki damga kontrolüne kıyasla hissedilir derecede daha uzun süreceği anlamına gelir. Ancak saklama süresi içinde yapılacak sonraki sınır geçişlerinde, verilerin saklanmış olması ve bu sayede veri karşılaştırmasının mümkün hale gelmesi süreci belirgin şekilde hızlandıracaktır. Federal Veri Koruma ve Bilgi Özgürlüğü Komiseri’ne (BfDI) göre saklama süresi kural olarak son sınır geçişinden itibaren üç yıl ve bir gündür; izin verilen kalış süresinin aşılması veya giriş koşullarının başka şekilde ihlal edilmesi halinde bu süre beş yıla kadar uzayabilir. EES kaydından başka istisnalar, belirli şartların varlığı halinde Birlik vatandaşlarının aile üyeleri bakımından da gündeme gelebilir.

3. Artık ETIAS’a da ihtiyacım var mı?

Hayır. ETIAS (European Travel Information and Authorisation System), yalnızca kısa süreli kalış için Schengen alanına vizesiz girebilen vize muafiyeti kapsamındaki üçüncü ülke vatandaşlarını ilgilendirir. Giriş için hâlen Schengen vizesine ihtiyaç duyan kişiler — örneğin Türk vatandaşları — ETIAS’ın uygulama alanına girmez. Bu kişiler bakımından vize yükümlülüğü değişmeden devam eder. Kaldı ki ETIAS şu an itibarıyla henüz faaliyete geçmemiştir. Başlangıcının şu anda en erken 2026 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesi öngörülmektedir.

4. 90 gün kuralında bir değişiklik var mı?

90/180 gün kuralının maddi içeriğinde herhangi bir değişiklik yoktur. Üçüncü ülke vatandaşları, Schengen alanında 180 günlük herhangi bir dönem içinde en fazla 90 gün kalmaya devam edebilir. Yeni olan, EES’in bu hesaplamayı gelecekte, önceki uygulamada olduğu gibi pasaport damgaları üzerinden manuel olarak takip etmek yerine, kaydedilen giriş ve çıkış verileri temelinde otomatik olarak yapacak olmasıdır. Böylece izin verilen kalış süresinin aşılması, sınır makamları tarafından artık bir sonraki girişte derhal fark edilecektir; bu, geçmişe dönük olarak da geçerlidir, çünkü sistem saklama süresi içindeki tüm önceki sınır geçişlerini eksiksiz olarak belgelemektedir. Bugüne kadar bazı günlerin “gözden kaçabileceğine” veya zor takip edilebileceğine güvenen kişilerin artık buna güvenmemesi gerekir. Özellikle Türkiye ile Almanya veya diğer Schengen ülkeleri arasında iş amacıyla sık seyahat eden kişilerin, istemeden de olsa süre aşımını önlemek için kalış günlerini bundan sonra kendilerinin dikkatli ve düzenli şekilde kayıt altına alması gerekir.

5. Düzenli olarak vize başvurusu yapıyorum. Birkaç yıllık vize almam kolaylaşacak mı?

Muhtemelen evet. Avrupa Komisyonu, 15 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (C(2025) 4694), Türkiye’de ikamet eden ve Türkiye’de Schengen vizesine başvuran Türk vatandaşları için kademeli vize düzenlemesi olarak adlandırılan bir sistem getirmiştir. Bu düzenleme, her aşamanın bir önceki vizenin hukuka uygun kullanımına ve ayrıca kendine özgü başvuru süresine bağlı olduğu çok aşamalı bir kademeli sistem olarak işlemektedir:

  • İlk vize, planlanan seyahat için olağan şekilde verilir. 
  • Bu vize usulüne uygun kullanılır ve takip eden başvuru vizenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde yapılırsa, ikinci vize altı ay geçerli çok girişli vize olarak düzenlenebilir. 
  • Bu vize de usulüne uygun kullanılır ve sonraki başvuru vizenin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılırsa, bir yıl geçerli çok girişli vize verilebilir. 
  • Aynı model izlenerek — hukuka uygun kullanım ve vizenin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde başvuru — bunun ardından üç yıl geçerli çok girişli vize verilebilir. 
  • Son olarak, yine aynı şartlar altında, beş yıl geçerli çok girişli vize verilebilir. 

Dolayısıyla her aşama, bir önceki vizenin hukuka uygun şekilde kullanılmış olmasını ve takip eden başvurunun bu vizenin sona ermesinden sonra ilgili süre içinde yapılmış olmasını gerektirir. Bu, “üç yıl içinde iki vize” gibi genel ve tek seferlik bir eşik değil; birbirinin üzerine kurulan münferit onaylardan oluşan aşamalı bir zincirdir. Profesyonel tır şoförleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır ve düzenleme otomatik bir vize alma hakkı da doğurmaz. Her başvuru, yetkili dış temsilcilik tarafından somut olay bazında incelenmeye devam eder. Ayrıca vizenin geçerlilik süresi pasaportun kalan geçerlilik süresini aşamaz ve pasaport süresinin bitiminden en az üç ay önce sona ermelidir.

6. Vizem reddedildi. Remonstration (itiraz) başvurusu yapabilir miyim?

Hayır. Alman Dışişleri Bakanlığı, 1 Temmuz 2025 itibarıyla vize ret kararlarına karşı remonstration (itiraz) prosedürünü dünya genelinde kaldırmıştır; bu hem Schengen vizeleri hem de ulusal vizeler için geçerlidir. Karar, remonstration prosedürünün askıya alınmasının 1 Haziran 2023’ten bu yana çok sayıda Alman dış temsilciliğinde test edildiği bir pilot uygulamaya dayanmaktadır. Bu denemenin değerlendirmesi, prosedürden vazgeçilmesinin daha fazla vize başvurusunun işlenmesi için personel kapasitesi yarattığını göstermiştir. Remonstration zaten Alman İdari Yargılama Usulü Kanunu anlamında kanunla düzenlenmiş resmi bir hukuki başvuru yolu değil; yalnızca başvuruyu ilk aşamada reddeden aynı elçilik veya konsolosluk tarafından gönüllü olarak sağlanan, idare içi bir yeniden inceleme mekanizmasıydı. Bugün ret kararından sonra dış temsilciliğe yine de bir remonstration mektubu gönderen kişi değerli zaman kaybeder. Elçilik kural olarak artık bu başvurunun esasına ilişkin yanıt vermeyecek; buna karşılık son mümkün hukuki yol olan dava için süre paralel olarak işlemeye devam edecektir.

7. Bunun yerine ne yapabilirim?

Remonstration prosedürünün kaldırılmasından bu yana, vize ret kararına karşı hukuki koruma yolu olarak yalnızca Berlin İdare Mahkemesi’nde dava açılması kalmıştır. Berlin İdare Mahkemesi, Alman İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca, başvurunun hangi dış temsilcilikte yapıldığından bağımsız olarak, vize işleri alanında Federal Almanya Cumhuriyeti’ne karşı açılan davalarda yer bakımından yetkilidir. Bir dış temsilcilik kararına karşı itiraz prosedürü (Widerspruchsverfahren) uygulanmadığından, dava açma süresi aynı Kanun’un 74. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren bir aydır. Dava, Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından temsil edilen Federal Almanya Cumhuriyeti’ne karşı açılır ve ret kararının hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğunu ortaya koymalıdır. Alternatif olarak, gerekçesi somut şekilde güçlendirilmiş ve ek delillerle desteklenmiş yeni bir vize başvurusu da düşünülebilir. Bu yol, özellikle ret kararından sonra dayanak koşullar gerçekten değişmişse veya karar açısından önemli belgeler daha önce eksikse daha anlamlı olabilir. Her iki yol bakımından da ret kararı, ilk başvuruyla sunulan tüm belgeler ve varsa diğer destekleyici belgelerin eksiksiz şekilde hazır bulunması gerekir.

8. İş için seyahat ediyorum veya Almanya’da hizmet sunuyorum. Benim için farklı bir durum geçerli mi?

Esas itibarıyla iş seyahatleri ve Almanya’da hizmet sunumu bakımından aynı hukuki durum geçerlidir. Türk vatandaşları kural olarak hâlen Schengen vizesine ihtiyaç duyar ve EES, iş amaçlı girişlerde de diğer tüm kısa süreli kalışlarda olduğu gibi giriş ve çıkışları kaydeder. Türk hizmet sağlayıcılarının belirli ve dar kapsamlı faaliyetler bakımından (bkz. Soysal – C-228/06) AET-Türkiye Ortaklık Anlaşması Ek Protokolü’nün 41. maddesinin 1. fıkrasındaki standstill hükmüne dayanıp dayanamayacağı ve bu şekilde, ilgili referans tarihi olan 1 Ocak 1973 itibarıyla böyle bir vize yükümlülüğü bulunmadığı ölçüde vize yükümlülüğünden muaf olup olamayacağı uzun süredir tartışmalıdır. Alman makamları bu konuyu uygulamada şimdiye kadar dar yorumlamış ve mesele çoğunlukla somut olay bazında mahkemeler tarafından açıklığa kavuşturulmuştur. Bu konu, bireysel hukuki değerlendirme olmaksızın genel şekilde ileri sürülmeye uygun değildir. Almanya’ya proje veya hizmet sunumu için çalışan gönderen kişilerin bu hususu her zaman ayrıca inceletmesi gerekir.

Sonuç

Türkiye ile Almanya arasındaki seyahatler ve ticari faaliyetler, 2026’dan bu yana her zamankinden daha eksiksiz ve dijital şekilde belgelenmekte; aynı zamanda vize süreçlerindeki hukuki koruma imkânları kısalmış bulunmaktadır. Düzenli seyahat eden, ret kararı alan veya Almanya’ya çalışan gönderen kişilerin, süreler geçmeden önce durumlarını erken aşamada ve bireysel olarak inceletmeleri gerekir.