Ticari Uyuşmazlıklar ve Alacak Takibi

Türk bir müşterinin ödemelerini aksatması, bir distribütörlük sözleşmesinin sona erdirilmesi, bir müdürle yolların ayrılması ya da bir iş ortağının konkordato talep etmesi, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı şirketlerin sıkça karşılaştığı uyuşmazlıklardır. Yabancı şirketleri ve Türkiye'deki yavru şirketlerini bu uyuşmazlıklarda mahkeme dışında, zorunlu arabuluculukta, Türk mahkemelerinde ve icra takiplerinde temsil ediyoruz.

Özetle Bilinmesi Gerekenler

  • İlamsız takip: Para alacakları önceden bir mahkeme kararı alınmaksızın doğrudan icra dairesi önünde takip edilebilir; borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir.
  • Zorunlu arabuluculuk: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda ve iş davalarının büyük bölümünde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
  • İhtiyati haciz: Borçlunun malvarlığı, takibin başında ihtiyati haciz yoluyla ve kural olarak teminat karşılığında güvence altına alınabilir.
  • Yabancı mahkeme kararları: Alman, Avusturya ya da başka bir yabancı mahkemenin kararı, Türkiye'de ancak tenfiz kararı alındıktan sonra icra edilebilir.
  • Kısa süreler: Distribütörün denkleştirme talebi, işe iade başvurusu ya da konkordatoda alacak bildirimi gibi pek çok hak kısa ve kimi zaman hak düşürücü sürelere bağlıdır.

Danışmanlık ve Temsil Kapsamı

  1. Alacak takibi — noter ihtarnamesi, ilamlı ve ilamsız icra takipleri, banka hesapları, alacaklar, araçlar ve taşınmazlar üzerine haciz, ihtiyati haciz ile itirazın iptali ve kaldırılması davaları.
  2. Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi — şartların incelenmesi, yetkili Türk mahkemesinde tenfiz davası ve ardından icra.
  3. Distribütörlük ve acentelik sözleşmelerinin sona ermesi — fesih, denkleştirme tazminatı, rekabet yasağı ve tasfiye; üretici tarafında olduğu kadar dağıtıcı tarafında da.
  4. İş uyuşmazlıkları ve müdürlerle ayrılık — fesih süreçleri, işe iade ve işçilik alacağı davaları, müdürlerin görevden alınması ve iş mahkemelerinde temsil.
  5. Borçlunun iflası ve konkordatosu — alacak bildirimi, alacaklı haklarının süreç boyunca temsili ve konkordato projesinin değerlendirilmesi.
  6. Yöneticilerin sorumluluğu — eski müdürler ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine şirket adına sorumluluk davaları.
  7. Arabuluculuk ve sulh — zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde ve sulh müzakerelerinde temsil.

→ Uyuşmazlıkların önüne geçmek için: Şirketinize sürekli hukuki destek »

Sık Sorulan Sorular

Türkiye'de icra takibi için mahkeme kararı gerekir mi? Hayır. Türk hukuku ilamsız takibe imkân tanır ve icra dairesi alacaklının talebi üzerine borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu itiraz ederse takip durur; alacaklı bu durumda itirazın mahkeme yoluyla iptalini ya da kaldırılmasını isteyebilir, itirazın haksız olduğu anlaşılırsa borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi de gündeme gelir.

Yabancı bir alacaklının Türkiye'de teminat göstermesi gerekir mi? Türk hukukuna göre dava açan veya icra takibi yapan yabancılar kural olarak teminat göstermekle yükümlüdür. Ne var ki bu yükümlülük, aralarında Almanya, Avusturya ve İsviçre'nin de bulunduğu devletlerle akdedilen uluslararası sözleşmeler nedeniyle çoğu durumda ortadan kalkmaktadır.

Alman veya Avusturya mahkemesinin kararı Türkiye'de icra edilebilir mi? Evet, Türk mahkemesinde açılacak bir tenfiz davası sonucunda. Bunun şartları arasında kararın kesinleşmiş olması ve kararın verildiği devlete göre bir sözleşmeye, kanun hükmüne veya fiili uygulamaya dayanabilen karşılıklılık bulunur. Mahkeme ayrıca davalının usulüne uygun olarak davet edilip edilmediğini ve kararın kamu düzenine aykırı olup olmadığını inceler.

Sözleşmesini feshettiğimiz Türk distribütörün denkleştirme tazminatı hakkı var mı? Türk Ticaret Kanunu, acentenin denkleştirme talebini açıkça tek satıcılık sözleşmelerine ve benzeri sözleşme ilişkilerine de uygulamaktadır. Talebin sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir; tutarını ise büyük ölçüde distribütörün kazandırdığı müşteri çevresi belirler.

Borçlumuz konkordato talep etti. Ne yapmalıyız? Geçici mühlet kararıyla birlikte borçlu aleyhine icra takipleri kural olarak durur. Alacaklıların ilan edilen süre içinde alacaklarını konkordato komiserine bildirmeleri ve konkordato projesini incelemeleri gerekir, zira proje alacaklıların oyuna sunulur.

Çalışma Şeklimiz

Danışmanlık ve temsil Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak yürütülür; mahkemeler, icra daireleri, arabulucular ve karşı tarafla iletişim de buna dahildir. Sınır ötesi uyuşmazlıklarda Schindhelm Allianz'ın Türkiye üyesi olarak ağın ülke ofisleriyle koordinasyon sağlanır; vergisel konular ise GEMS Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. ile koordineli olarak ele alınır.

İletişim

 

Güncelleme: Kasım 2026. Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki danışmanlığın yerini tutmaz.