Uluslararası Hukuk Danışmanlığı

Uluslararası bir hukuk bürosu mu arıyorsunuz? Uluslararası alanda yetkin ve uzman ekibiyle GEMS Schindhelm her ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olur ve sizi değerli deneyimleri ile bilgilendirir. Uluslararası ticaret hukukuyla ilgili çeşitli konular hakkında önceden çevrimiçi bilgi edinin. 

 

Türkiye'de Tasarım Koruması

Tasarım – bir ürünün dış görünümü – mobilyadan tekstile ve otomotive kadar birçok sektörde merkezi bir rekabet unsurudur. Türkiye'de tasarım, Türk tasarım hukukunu AB Topluluk Tasarımı Tüzüğü'ne yakından uyumlu kılan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca tescilli ve tescilsiz tasarım olarak korunur. Türkiye aynı zamanda önemli bir üretim merkezi olduğundan, tasarım koruması yabancı işletmeler için çifte önem taşır: hem kendi ürünlerinin koruması hem de Türk üreticilere iş verirken uygulanacak denetim ölçütü olarak.

İçindekiler

  • Tasarım olarak ne korunur?
  • Hangi koruma şartları aranır?
  • Tescilli ve tescilsiz tasarım arasındaki fark nedir?
  • Tescil süreci nasıl işler?
  • Lahey Sistemi üzerinden uluslararası tescil süreci nasıl işler?
  • Tasarım hangi hakları verir?
  • Hangi sınırlamalar geçerlidir – özellikle yedek parçalar için?
  • Çalışanların ve sipariş üzerine yapılan tasarımlar kime aittir?
  • Tasarım hakları nasıl ileri sürülür ve nasıl hükümsüz kılınır?
  • Türk mahkemeleri genel izlenim ölçütünü nasıl uyguluyor? Uygulamadan örnekler
  • Koleksiyonlar ve Türkiye'de üretim için hangi tasarım stratejisi önerilir?
  • Uygulamada en sık yapılan hatalar nelerdir?
  • Sonuç

Tasarım olarak ne korunur?

Tasarım; ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzeme veya süslemesi gibi özelliklerinden doğan görünümüdür. Ürün; ambalajlar, grafik semboller ve tipografik karakterler ile birleşik ürünlerin parçaları dâhil her türlü sınai veya el yapımı nesneyi kapsar. Yalnızca teknik işlevin zorunlu kıldığı görünüm özellikleri ile başka bir ürüne belirli biçimde bağlanmak zorunda olan bağlantı elemanları ("must-fit") koruma dışıdır.

Hangi koruma şartları aranır?

Bir tasarımın korunabilmesi için yeni olması ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerekir. Başvuru veya rüçhan tarihinden önce aynısı kamuya sunulmamışsa tasarım yenidir; bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, önceki tasarımların genel izleniminden farklıysa ayırt edici niteliğe sahiptir. On iki aylık hoşgörü süresi, tasarımcının tasarımını – örneğin fuarlarda – tanıtmasına ve buna rağmen bu süre içinde geçerli başvuru yapmasına imkân verir; yenilik dünya çapında değerlendirildiğinden yurt dışındaki açıklamalar da dikkate alınır.

Tescilli ve tescilsiz tasarım arasındaki fark nedir?

6769 sayılı Kanun, tescilli tasarımın yanında ilk kez tescilsiz tasarımı da korumaktadır: Türkiye'de kamuya sunulan bir tasarım, tescil olmaksızın üç yıl süreyle kopyalamaya karşı korunur. Tescilli tasarımın koruması daha güçlüdür – bağımsız paralel geliştirmelere karşı da etkilidir – ve başvurudan itibaren beş yıl olup beşer yıllık dönemlerle toplam 25 yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarım, kısa ömürlü ürünler (örneğin moda koleksiyonları) için bir güvenlik ağıdır; ancak stratejik öneme sahip tasarımlarda tescilin yerini tutmaz — kaldı ki hak sahibi, Türkiye'deki ilk kamuya sunmayı ve kopyalamayı ispatlamak zorundadır.

Tescil süreci nasıl işler?

Başvuru TÜRKPATENT'e yapılır; aynı sınıftaki birden çok tasarım tek bir çoklu başvuruda birleştirilebilir – koleksiyonlar için maliyetleri önemli ölçüde düşürür. Kurum, şekli şartların yanı sıra yeniliği de resen inceler; açıkça yeni olmayan tasarımlar reddedilir. Tescilli tasarımlar yayımlanır; yayımdan itibaren üç ay içinde üçüncü kişiler itiraz edebilir, itirazı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu karara bağlar. Talep üzerine yayım 30 aya kadar ertelenebilir – ürün henüz pazara sunulmamışsa ve taklitçilere zaman kazandırılmak istenmiyorsa yararlıdır.

Lahey Sistemi üzerinden uluslararası tescil süreci nasıl işler?

Türkiye, endüstriyel tasarımların uluslararası tesciline ilişkin Lahey Anlaşması'na taraftır. Yabancı işletmeler Türkiye korumasını, Türkiye'nin belirlendiği bir WIPO uluslararası başvurusu üzerinden elde edebilir; belirleme, itiraz süreci dâhil ulusal incelemeden geçer. Zaten Lahey üzerinden yönetilen portföyler için en verimli yol budur; ret beklentisi varsa yerel vekille ulusal başvuru tepki avantajı sağlar.

Tasarım hangi hakları verir?

Hak sahibi; tasarımın uygulandığı veya tasarımı içeren ürünün izinsiz üretimini, piyasaya sunulmasını, satışını, ithalini ve ihracını ve bu amaçlarla elde bulundurulmasını yasaklayabilir. Koruma kapsamı, bilgilenmiş kullanıcıda farklı bir genel izlenim uyandırmayan her tasarımı içerir; değerlendirmede tasarımcının seçenek özgürlüğü dikkate alınır. Tasarımlar devredilebilir ve lisanslanabilir; hak geçişlerinin üçüncü kişilere karşı hüküm doğurması için sicile kaydı gerekir. Tasarım koruması; marka (üç boyutlu marka), telif ve haksız rekabet korumasıyla birleşebilir – değerli ürün tasarımlarının çok kanallı güvenceye alınması açıkça mümkün ve önerilir.

Hangi sınırlamalar geçerlidir – özellikle yedek parçalar için?

Uygulama için önemli olan onarım hükmüdür: Birleşik ürünlerin parçalarına ait korunan tasarımın onarım amacıyla kullanımı – klasik örnek: görünür oto yedek parçaları – ürünün piyasaya ilk sunulmasından üç yıl sonra, kaynak konusunda yanıltma olmaması kaydıyla belirli şartlarla serbesttir. Diğer sınırlamalar özel kullanım, deneme amaçlı fiiller, atıf ve yabancı ulaşım araçlarındaki donanımlara ilişkindir. Normal kullanımda görünmeyen parçalar zaten korumadan yararlanmaz.

Çalışanların ve sipariş üzerine yapılan tasarımlar kime aittir?

Çalışanların görevleri gereği veya büyük ölçüde işletme imkânlarıyla yaptıkları tasarımlar, aksi kararlaştırılmadıkça kanun gereği işverene aittir; sipariş veya hizmet ilişkisi çerçevesinde yapılan tasarımlarda da hak, iş sahibine ait olur. Yine de tasarım, eser ve ajans sözleşmelerine – başvuru ve rüçhan hakları ile tasarımcının adının belirtilmesi dâhil – açık bir hak hükmü konulması, kapsam ve yan haklar üzerinde uyuşmazlığı önlemek için önerilir.

Tasarım hakları nasıl ileri sürülür ve nasıl hükümsüz kılınır?

Tecavüz hâlinde hak sahibi; durdurma, önleme, imha ve tecavüz edenin kazancı veya farazi lisans bedeli dâhil tazminat taleplerine sahiptir; ihtiyati tedbirler, delil tespiti ve gümrükte el koyma da kullanılabilir. Görevli mahkemeler fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleridir. Tescilli tasarımın hükümsüzlüğü – özellikle yenilik veya ayırt edici nitelik yokluğu – dava yoluyla ileri sürülür ve davalının olağan savunmasıdır. Patent hukukunda olduğu gibi salt tasarım tecavüzü suç değildir; ancak aynı anda marka ihlali veya haksız rekabet varsa ek cezai ve haksız rekabet yolları açılır.

Türk mahkemeleri genel izlenim ölçütünü nasıl uyguluyor? Uygulamadan örnekler

Türk tasarım hukukunda hükümsüzlük ve ihlal davalarının temeli olan "genel izlenim" ölçütünün uygulamadaki işleyişi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 5 Eylül 2024 tarihli Red Bull/Baisun kararında(E. 2023/4166 K. 2024/6078) açık biçimde görülmektedir. Uyuşmazlık, enerji içeceği kutusuna ilişkin tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu tasarımın önceki tasarımla aynı olmadığı için yenilik şartını taşıdığı, ancak bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim bakımından önceki tasarım ve marka görsellerinden yeterince farklılaşmadığı gerekçesiyle ayırt edici nitelikten yoksun olduğuna karar vermiştir. Yargıtay da bu değerlendirmeyi benimseyerek hükmü onamış; böylece tasarımın yenilik unsurunu karşılamasının tek başına koruma için yeterli olmadığını, ayırt edici niteliğin ise bilgilenmiş kullanıcının edindiği bütünsel görsel algı esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini teyit etmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24 Nisan 2017 tarihli, E.2015/14032, K.2017/2335 sayılı MERCEDES VITO kararı, genel izlenim testinin ve tasarımcının seçim özgürlüğü ilkesinin Türk tasarım hukukundaki uygulamasını göstermesi bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturmaktadır. Uyuşmazlık, davacıya ait tescilli Mercedes Vito VIP iç tasarım endüstriyel tasarımlarının davalı tarafından taklit edildiği iddiasına ilişkindir. Davacı, davalının VIP araç içi tasarımında kendi tescilli tasarımlarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullandığını ileri sürerek tasarım hakkına tecavüzün tespiti, ihlalin durdurulması, ürünlere el konulması ve maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ise otomotiv iç tasarımı sektörünün teknik zorunluluklar ve fonksiyonel gereklilikler nedeniyle tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğu bir alan olduğunu, bu nedenle yabancı öğretide "crowded art" olarak ifade edilen dar tasarım alanı yaklaşımının dikkate alınması gerektiğini kabul etmiştir. Bu çerçevede taraf tasarımları arasında bazı ayrıntısal benzerlikler bulunmasına rağmen, toplam görsel etki, biçimsel karakter ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izlenim bakımından belirgin farklılık bulunduğu sonucuna ulaşılmış; tasarım hakkına tecavüz iddiası reddedilmiş ve bu değerlendirme Yargıtay tarafından da onanmıştır.

Bu iki karar, Topluluk Tasarım Tüzüğü’nün (Community Design Regulation – CDR) 6. maddesine karşılık gelen Sınai Mülkiyet Kanununun Madde 55 ve devamı çerçevesinde tasarım korumasının ikili yapısını netleştirmektedir: yenilik, önceki tasarımla yapılan ikili bir karşılaştırmaya dayanırken, ayırt edici nitelik bilgilenmiş kullanıcının edindiği genel izlenim üzerinden değerlendirilir. Red Bull/Baisun kararında mahkemeler, yenilik için görünümün birebir aynı olmasının gerekmediğini doğru biçimde tespit etmiş; buna karşılık ayırt edici niteliğin, tasarımcının seçim özgürlüğü derecesiyle şekillenen bütünsel görsel algıya bağlı kaldığını vurgulamıştır. Bu yaklaşım, ABAD’ın PepsiCo v Grupo Promer (C-281/10 P) ve Karen Millen Fashions (C-345/13) kararlarıyla örtüşür. Mercedes Vito kararı ise “crowded art” doktrinini örnekler: teknik ve işlevsel kısıtlamaların tasarım özgürlüğünü daralttığı alanlarda (Easy Sanitary Solutions, C-361/15 P), küçük farklılıklar bile farklı genel izlenim yaratmaya yeterlidir. Böylece her iki hüküm, Türk uygulamasının AB’nin bilgilenmiş kullanıcı ve tasarım özgürlüğü testlerini içselleştirdiğini; ayırt edici niteliğin, yenilikten bağımsız ve izlenim temelli bir filtre olduğunu teyit etmektedir.

Dolayısıyla aynen EUIPO veya GC gibi Türk Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri de yenilik ve ayırt edicilik, crowded art, teknik zorunluluk, seçenek özgürlüğü gibi kavramları olaylara uygun şekilde uzman görüşü çerçevesinde uygulamakta olup müvekkillerimiz için açtığımız tasarım ihlali, tasarım hükümsüzlüğü davalarında izlenen doğru stratejilerle müspet sonuçlar alabiliyoruz.

Koleksiyonlar ve Türkiye'de üretim için hangi tasarım stratejisi önerilir?

Sezonluk sektörler için kademeli model önerilir: Koleksiyonun ana parçaları – çoklu başvuruyla ekonomik biçimde – tescil edilir; koleksiyonun genişliği üç yıllık tescilsiz tasarım koruması ve haksız rekabet hükümleriyle güvencede kalır; çok satanlar sonradan marka ve gerekiyorsa telif korumasıyla takviye edilir. Türkiye'de üretim yaptıranlar tasarım korumasını sözleşmeyle de desteklemelidir: taslaklar, kalıplar ve aparatlar üzerindeki mülkiyet, yan üretim ve fazla üretimin satışına açık yasak ("no side production, no overruns"), sözleşme sonunda iade ve imha yükümlülükleri ile cezai şart. Sınır ötesi sevkiyata karşı gümrük başvurusuyla birleştirildiğinde, tasarımdan ihracata kadar kapalı bir koruma sistemi oluşur.

Bir hesap örneği çoklu başvurunun maliyet avantajını gösterir: Bir mobilya serisinin yirmi modeli tek çoklu başvuruda toplanırsa, tasarım başına ödenen başvuru ve yayım ücretleri yirmi ayrı başvurunun maliyetinin belirgin altında kalır; sonraki yenileme yalnızca ticari olarak başarılı modeller için seçici yapılabilir. Yayım erteleme, lansman takvimiyle eşitlenerek rakiplerin yeni seriyi ancak pazara çıkışla birlikte sicilde görmesi sağlanabilir.

Uygulamada en sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tasarım, başvurudan önce fuarlarda veya sosyal medyada gösterilir ve on iki aylık hoşgörü süresi sonradan kaçırılır.
  • Yalnızca tek bir görünüm tescil edilir; varyantlar ve renk kombinasyonları korumasız kalır.
  • Sipariş tasarımlarında haklar sözleşmeyle netleştirilmez – ajans veya üretici sonradan hak iddia eder.
  • Sicil izleme olmadığından çakışan yeni tescillere itiraz edilmez; sonraki hükümsüzlük davası daha pahalıdır.
  • Üretim sözleşmelerinde kalıp ve fazla üretim hükümleri eksiktir – orijinal kalıplar sözleşme sonrasında "gri" ürün üretir.
  • Görünmeyen parçalar veya salt teknik zorunlu biçimler tescil edilir ve uyuşmazlıkta korunamaz çıkar.

Sonuç

Türk tasarım hukuku; tescilli ve tescilsiz koruma, çoklu başvuru, yayım erteleme ve Lahey bağlantısıyla esnek, AB uyumlu bir araç seti sunar. Tasarım odaklı sektörler için birleşik strateji önerilir: ana ürünlerin pazara çıkıştan önce tescili, hoşgörü süresinin ölçülü kullanımı, çok satanlar için kümülatif marka ve telif koruması ile tasarım ve üretim sözleşmelerinde net hak hükümleri.

Türkiye aynı zamanda üretim merkezi ve transit pazar olduğundan, sicil koruması her zaman bir uygulama stratejisiyle – izleme, gümrükte el koyma, ihtiyati tedbir – birlikte kurgulanmalıdır.

GEMS Schindhelm tasarımların Türkiye'de tescili ve yönetimi, itiraz ve hükümsüzlük süreçleri ile tasarım haklarının taklitçilere karşı ileri sürülmesi konularında işletmelere danışmanlık vermektedir.